Türkiye ekonomisi, İran-İsrail savaşının tetiklediği enerji şoku ve yabancı sermaye çıkışıyla birlikte son yılların en kritik likidite sınavlarından birini veriyor. 24 Mart 2026 itibarıyla piyasalarda dolaşan en sıcak soru, Merkez Bankası'nın lirayı savunmak için cephanesinin tükenip tükenmediği ve elindeki yaklaşık 100 milyar dolarlık altın rezervini sahaya sürüp sürmeyeceği.
Rezervlerdeki Kan Kaybı ve Müdahale Maliyeti
Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana TCMB'nin döviz kurunu dizginlemek için yaklaşık 30 milyar dolar harcadığı tahmin ediliyor. Bu rakam, geçtiğimiz yıl yaşanan siyasi kriz dönemindeki müdahale boyutuna ulaşmış durumda.
Bağımsız ekonomistlerin hesaplamalarına göre, swap işlemleri hariç net rezervler 43,4 milyar dolar seviyesine geriledi. Mevcut çıkış hızıyla bu politikanın sürdürülebilirliği, ek kaynak girişi olmadan imkansız görünüyor.
Altın Rezervleri: Son Savunma Hattı mı?
JPMorgan verilerine göre Türkiye'nin 100 milyar doları aşan altın rezervinin yaklaşık 30 milyar doları İngiltere Merkez Bankası nezdinde tutuluyor.
Londra'da tutulan altınlar, fiziksel taşıma engeli olmaksızın döviz piyasalarına müdahale için doğrudan kullanılabilir.
TCMB'nin rezervleri güçlendirmek için altınlarını geçici olarak dövizle takas etmeyi planladığı haberleri, doğrudan satış yerine "likidite yaratma" formülünün masada olduğunu gösteriyor.
Makroekonomik Kıskaç ve Stagflasyon Riski
Brent petrolün 100 doların üzerine yerleşmesi, enerji ithalatçısı Türkiye'nin cari açığını 33 milyar dolara taşıdı. Bu durum, Şimşek ve Karahan liderliğindeki sıkı para politikasının enflasyonu düşürme hedefini doğrudan baltalıyor.
Bazı analistlere göre, savaşın uzaması durumunda Türkiye ya lirayı serbest bırakmak ya da faiz oranlarını agresif şekilde artırmak zorunda kalabilir. Ancak her iki senaryo da ekonomik büyüme ve siyasi istikrar üzerinde ağır bir yük oluşturma potansiyeline sahip.
Yatırımcılar için Türkiye şu an "yüksek getiri-yüksek risk" denkleminin tam merkezinde yer alıyor.
#ekonomi #türkiye #tcmb #altin #rezerv #dolar #lira #enflasyon #finans #jeopolitik
Kaynak: Financial Times
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder