19 Mart 2015 Perşembe
17 Mart 2015 Salı
8 Mart 2015 Pazar
5 Mart 2015 Perşembe
24 Şubat 2015 Salı
19 Şubat 2015 Perşembe
RUSYA GİBİ MÜTTEFİKİN, YUNANİSTAN GİBİ BORÇLUN, FED GİBİ DOSTUN OLSUN
Piyasaların önündeki endişe kaynakları birer birer sahneden
çekiliyor. Sahneden çekiliyor diyoruz çünkü perdenin kapanmasından bahsetmek
için çok erken. Oyun devam ederken ufak bir ara.
Önce Ukrayna gerginliği konusunda Batı ile Rusya arasında
uzlaşma, ateşkes haberi geldi. Bu haber gelmeli, bu adım atılmalıydı çünkü batı
dünyası Rusya’ya yaptırımları bir üst noktaya çıkarma arifesindeydi.
Yaptırımlar Rusya’yı sıkıyor, doğru, ama
Yunanistan ile uğraşırken, Avrupa Merkez Bankası’nın parasal genişlemeye
başladığı dönemde “ağır” Avrupa Birliği liderlerinin ekonomide yol almak için,
yolda engellere tahammülü kalmadı. Hazır ufak ufak ekonomide toparlanma ışığı
belirmişken sorunları büyütmek yerine çözümü ötelemek daha mantıklı gelmiş
olabilir. Sağlanan ateşkesin elbette Ukrayna gerginliğini bittirdiğini,
Rusya’nın Doğu Ukrayna’dan, Batı’nın NATO’yu Rus sınırına olabildiğince
yaklaştırmaktan vazgeçirdiğini söylemek saflık olur. Bir molaya ihtiyaç vardı,
alındı.
Yunanistan’da Syriza zaferi sonrası AB’nin güç merkezleri
ile görüşmelerden sonuç çıkmadı. Taraflar hemen masadan el sıkarak kalkacak
diye beklemiyorduk ancak masadan kalkışın agresif-kızgın-inatçı anlarını basın
kanalıyla izleyince yavaş yavaş tedirginlik hissedilmeye başlanmıştı, çünkü iki
taraf da (Almanya-Yunanistan) geri adım atmıyordu. Yunanistan’ın suyun üzerinde
kalabilmesi için desteğe ihtiyacı var, bankacılık sistemi zorda, toplam
mevduatın yaklaşık %10’unun kaçtığı haberlerini izliyoruz. Yunan halkı “bizi bu
kemer sıkmadan, boyunduruk altında kalmaktan kurtar, nefes aldır” dediği
partiye oy verdi, yeni lider seçim öncesi vaadlerini yerine getirmek için
direndi ancak ülke içinde korku zaten sallanan sistemi, zora sokma noktasına geldi
ve Syriza lideri pes etmek üzere. Yunanistan’ın anlaşma koşuluna bağlanmış
IMF’den gelecek 7.2 milyar euro’ya ihtiyacı var. Mart ayında IMF’e 1.6 milyar
ödeme yapmak zorunda. Borç verenleri ile
anlaşmaz, krediyi alamazsa borcunu ödemek için piyasaya dönüp çok yüksek faizle
borçlanmaya çalışacak (kim borç verecek?) ya da default olacak, borcumu
ödemiyorum diyecek. Almanya liderliğindeki AB yönetimi ise gevşeme kapısını bir
kez Yunanistan’a açarsa o kapıdan ileride hiç hoşlanmayacağı siyasi
hareketlerin girmesini istemiyor.
28 şubat Yunanistan için anlaşma sağlamada son tarih. Son
güne kadar ümitler korunur, gelen haberlere göre (ki son 15 günde çok haberler
geldi) Yunanistan AB’nin şartlarına teslim olmak üzere.
Piyasalara bir güzel haber de Fed’den geldi. Son Fed
toplantısının tutanakları piyasalar için olabildiğince yumuşak. Erken bir faiz
artırımından ve bunun ekonomide sağlanmış kazanımları geri almasından endişe
ediliyor. Ayrıca Fed’in kendi içine odaklı olmadığını, dünyanın geri kalan
kısmında neler yaşandığına yakından bakıldığını gördük. Fed piyasa tepkisinden
endişe ediyor, diğer merkez bankalarının hamlelerinin olumlu değerlendirildiği
ancak yanlış zamanda yapılmış faiz artırımının dengeleri bozabileceği endişesi
göze çarpıyor.
Yani Fed tarafında yeni bir durum yok, beklemeye devam.
Ekonomide toparlanma sene başından bu yana yolundan hafif saptı. Asıl soru 2015
yılı büyümesi faiz artırımını gerektirecek kadar yüksek olacak mı, kişisel
tüketim harcamaları nasıl bir seyir izleyecek?
Brent petrol 45 dolara inerken, istihdam rakamları güçlü
toparlanmaya işaret ederken harcanabilir gelirde artış desteklendi.
Harcanabilir gelirler arttı fakat ABD tüketicisinde bir endişe var. Kişisel harcama rakamları, perakende satış
verisi iyi gelmedi, ABD halkı tasarruf oranını arttırdı. Çünkü petrol fiyatının
tekrar yükselmesinden, istihdam piyasasının artışında güç kaybından endişe
ediliyor. Bu durum Fed için faiz artırımında sabırlı olmak anlamına geliyor.
Fed sabırlı, Rusya barışçıl, Yunanistan masada ise piyasalar
için yeterince iyi haber birikmiş demektir. Ancak bu durum coşkulu parti havası
getirmez, fırsat olarak değerlendirilir. Dolarda değer kaybı izlerken, altında
sert düşüşten sonra az da olsa toparlanmak, borsa için 24 şubat öncesi yukarıyı
zorlamak, dolar/TL’de 2.40 seviyesi yaklaşmak mümkün.
Bir de 24 Şubat’ı atlatsak…
15 Ocak 2015 Perşembe
Merkez Bankası ile yatırımcı arasındaki ilişki..Hisli duygular misali...
İsviçre Merkez Bankası'nın (SNB) şok kararından sonra piyasalarda yaşananlar malum. SNB'nın kararının içeriği ayrı bir konu ama piyasaların hiç beklemediği bir kararın açıklanması tsunami etkisi yaratıp, 3 gün önce "yolumuza aynen devam edeceğiz" derken bugün sert bir direksiyon kırma ile yön değiştirilmesi, merkez bankasının güvenirliğini tartışılır hale getirdi. Yeni bir konu değil aslında ama haberden sonra aklıma youtube'da "benimle dalga mı geçiyorsun" yazıp arama yapmak geldi.
Çıkan sonuç aşağıda
http://www.youtube.com/watch?v=Fq0QOpUYkmA
Bu 1 dakika 36 saniyelik videoda herhangi bir merkez bankası ile yatırımcının ilişkisi özetlenmiş bence.
Genç Erkek (GE) Merkez Bankası (MB) olsun
Genç Bayan (GB) de yatırımcı (Y) olsun
Diyoluğu şöyle çevirebiliriz:
GE MB : yanınıza oturabilir miyim? (çünkü size yakın olmam gerek) Beklediğiniz gelmedi ( mesela finansal krizin bitmesi, normalleşme, işsizliğin azalması büyüme vb.)
GB Y : sizin de öyle oldu galiba ( sen de amacına ulaştın sayılmaz yani) beni görünce aklınıza bir fikir geldi.(günü benimle kurtarabileceğinizi düşündünüz)
GE MB: evet öyle..bir arkadaşım vardı randevuya gelmedi (enflasyon..gelmiyor bir türlü) Gelmedi ve herşey bitti.
GB Y : affetmiyorsunuz
GE MB : bir şey farketmez ki. O zengin bir iş adamının kızı ( kazancın olduğu, harcamanın yapıldığı yerde enflasyon olur) Bense basit fakir bir gençim ( enflasyonu çağırmak için imkanlarım sınırlı) Adım Bülent ( siz buraya istediğiniz merkez bankasını yazın) Bu fakir ve basit gençle beraber dolaşmak ister miydiniz ? ( takılalım mı? ben seni oyalayayım, arada mutlu edeyim, sen de bir şey olacak zannet)
GB Y : pek çekingen değilsiniz (cüretkarsınız, limitlerinizi zorluyorsunuz)
GE MB: yo yo aslında öyleyimdir, ama kadınlara ( yatırımcılara) karşı değil. Onların yanında kendimi çok rahat hissederim (burada çeviriye gerek yok) Bu da sevgiye şefkate olan ihtiyacımdan geliyor ( biri bana güvensin lütfen) hem kadınlar (yatırımcılar) beni pek sempatik bulurlar ( onların istediklerini yerine getiririm)
GB Y : anlıyorum ayaklarınıza kapılırlar ( sana muhtacım merkez no'lur gitme)
GE MB : hayır bunu demek istemedim. Sadece bana cesaret verirler (yatırımcılar bana öyle baktıkça bende bir özgüven artışı vs..)
GB Y : yani bir kazanovasınız ( anladınız).. hoşçakal yakışıklı (işte bunu hiçbir merkez bankasına hiçbir yatırımcı söyleyemiyor)
GE MB : benimle alay mı ediyorsunuz ( önce sen başlattın ama diyoruz kendisine) Bugünü nasıl geçireceğimi bilmiyorum. Benimle biraz daha kalın no'lur. ( gitme, bende aksiyon çok)
GB Y : üzgünüm ama olmaz (bunu diyebilecek yatırımcıyı ben de tanımak istiyorum)
Çıkan sonuç aşağıda
http://www.youtube.com/watch?v=Fq0QOpUYkmA
Bu 1 dakika 36 saniyelik videoda herhangi bir merkez bankası ile yatırımcının ilişkisi özetlenmiş bence.
Genç Erkek (GE) Merkez Bankası (MB) olsun
Genç Bayan (GB) de yatırımcı (Y) olsun
Diyoluğu şöyle çevirebiliriz:
GE MB : yanınıza oturabilir miyim? (çünkü size yakın olmam gerek) Beklediğiniz gelmedi ( mesela finansal krizin bitmesi, normalleşme, işsizliğin azalması büyüme vb.)
GB Y : sizin de öyle oldu galiba ( sen de amacına ulaştın sayılmaz yani) beni görünce aklınıza bir fikir geldi.(günü benimle kurtarabileceğinizi düşündünüz)
GE MB: evet öyle..bir arkadaşım vardı randevuya gelmedi (enflasyon..gelmiyor bir türlü) Gelmedi ve herşey bitti.
GB Y : affetmiyorsunuz
GE MB : bir şey farketmez ki. O zengin bir iş adamının kızı ( kazancın olduğu, harcamanın yapıldığı yerde enflasyon olur) Bense basit fakir bir gençim ( enflasyonu çağırmak için imkanlarım sınırlı) Adım Bülent ( siz buraya istediğiniz merkez bankasını yazın) Bu fakir ve basit gençle beraber dolaşmak ister miydiniz ? ( takılalım mı? ben seni oyalayayım, arada mutlu edeyim, sen de bir şey olacak zannet)
GB Y : pek çekingen değilsiniz (cüretkarsınız, limitlerinizi zorluyorsunuz)
GE MB: yo yo aslında öyleyimdir, ama kadınlara ( yatırımcılara) karşı değil. Onların yanında kendimi çok rahat hissederim (burada çeviriye gerek yok) Bu da sevgiye şefkate olan ihtiyacımdan geliyor ( biri bana güvensin lütfen) hem kadınlar (yatırımcılar) beni pek sempatik bulurlar ( onların istediklerini yerine getiririm)
GB Y : anlıyorum ayaklarınıza kapılırlar ( sana muhtacım merkez no'lur gitme)
GE MB : hayır bunu demek istemedim. Sadece bana cesaret verirler (yatırımcılar bana öyle baktıkça bende bir özgüven artışı vs..)
GB Y : yani bir kazanovasınız ( anladınız).. hoşçakal yakışıklı (işte bunu hiçbir merkez bankasına hiçbir yatırımcı söyleyemiyor)
GE MB : benimle alay mı ediyorsunuz ( önce sen başlattın ama diyoruz kendisine) Bugünü nasıl geçireceğimi bilmiyorum. Benimle biraz daha kalın no'lur. ( gitme, bende aksiyon çok)
GB Y : üzgünüm ama olmaz (bunu diyebilecek yatırımcıyı ben de tanımak istiyorum)
16 Aralık 2014 Salı
15 Aralık 2014 Pazartesi
10 Aralık 2014 Çarşamba
3 Aralık 2014 Çarşamba
Hatasız Düşünme kitabından notlar
Beyinlerimiz gerçekleri bulmaya değil, gerçekleri üretmeye ayarlanmış. Başkalarını ikna etmek için düşünmeye ihtiyaç duyuyoruz. Başkalarını ikna eden kişi gücü elde eder algısı var. Gücü ele alırsan kaynaklara ulaşma imkanın var. Düşünme amacımızın gerçekler olmadığının ispatı, kitap piyasası. Kurmaca romanlar, gerçekleri anlatan kitaplardan çok satar.
Aşağıda bir kaç düşünme hatası yada doğru düşünme tekniği diyebileceğimiz başlılar var. Notlar "Hatasız Düşünme" kitabından alındı.
1. Hayatta kalana bağlılık
Başarı olasılıkları, gerçekte olduğundan daha yüksekmiş gibi algılanır. Buna karşı koymak için, bir zamanlar umut vaadeden projelerin akıbetine bak.
2. Kişisel gelişim kitaplarından uzak dur.
Bu kitaplar mutlu olmaya doğal eğilimli insanlar tarafından yazılmıştır. Arzu edilen şeylerinin vaadinin yapıldığı her yere dikkat et.
3. Aşırı güven
Bütün öngörülere şüpheyle yaklaş. Planın ne olursa olsun hep kötümser senaryodan yola çık. Böylece durumu bir dereceye kadar gerçekçi değerlendirme şansın olur.
4. Sosyal ispatta tuzağına düşme
Bir ürünün en çok satılan ürün olması sebebiyle daha iyi olmasını bekleme.
4. Batık maliyet yanlışı
Bu ana dek ne yaptığının önemi yok, önemli olan tek şey, şu anda-şimdi ne olduğu ve gelecek için değerlendirmendir.
5. Doğrulama eğilimi
Yeni bilgiler var olan teoriler, dünya bakışıyla ve inançla uyumlu olacak şekilde yorumlanma eğilimindedir. Mevcut görüşlerinle çelişen yeni bilgileri elersin. Sırf onları görmezden geldiğin için hakikatler ortadan kalkmaz. Kendini farklı düşünmeye zorla. Gözlemlerin teorinle çeliştiği zaman bu özel durumu daha çok dikkate al. Not tut. Teorinle çelişen gözlemlerini 30 dk. içinde not et. Çünkü beyin doğrulanmayan kanıtları 30 dk. sonra unutur. Teorin ne kadar istikrarlı görünüyorsa teoriyle çelişen gözlemlerin peşinde o derece faal ol. Herkes kendi teorisinin doğruluğunu ispat etmeye çalışırken SEN KENDİ TEORİNİN YANLIŞLIĞINI KANITLAMAYA ÇALIŞ. Bilinçli olarak, doğrulanamayan kanıtlar ara.
6. Otorite önyargısı
Uzman-otorite-üstad ...bunlara meydan oku. Bunlara karşı ne kadar eleştirel olursan o kadar özgür olursun.
7. Zıtlık etkisi tuzağına düşme
100 TL'den 70 TL'ye düşmüş ürün, fiyatı zaten 70 TL olan üründen daha ucuz algılanır.
8. Hazırda bulunma etkisi
Aklımıza gelen örneklerin kolaylığından yola çıkarak kendimize bir dünya görüşü belirleriz. Halbuki gerçek hayatta hiçbir şey sırf biz onu daha iyi hayal edebildiğimiz için daha sık yaşanmaz.
9. Hikayede gizleneni ara
Bir hikayenin gizlemek istediği nedir?. Her şeyi anlamlı hikayeler şekline sokulmasına izin verme, gerçekleri çarpıtma, ki kararlarını etkilemesinler.
10. Öngörülerini not al. Zamanla öngörünü karşılaştır.
11. Kontrol yanılsaması
Kontrol edebildiğin birkaç seye odaklan. Diğer herşeyi bırak olsun.
12. Sonuç önyargısı
Bir kararı asla sonuca göre değerlendirme. Kötü sonuç kötü karar verildiği anlamına gelmez. Tersi de geçerli. Neden o şekilde karar verdim, bunu gözden geçir.
13. Seçenek ikilemi
var olan seçenekleri gözden geçirmeden önce ne istediğini dikkatlice düşün. Kriterlerini yaz, Mutlaka kriterlerine sadık kal. Mükemmel seçimi yapamayacağını unutma. "İyi bir çözüme" razı ol.
14. Sahiplik etkisi
Bir şey "senin olduğu için" "daha değerli" olmaz.
15. Grup baskısı
Kendini güçlü görüş birliği olan bir grup içinde bulduğunda dile gelmeyen varsayımları araştır.
16. Sıfır risk yanılgısı
Sıfır risk diye bir şey yok.
17. Enderlik yanılgısı
RASA SUNT CARA
Ender olan kıymetlidir.
Bir şeyi sadece fiyatı ve faydası üzerinden değerlendir. O şeyin ender olup olmaması önemli olmamalı.
18. İhtiyatlı olumlu
Olumsuz şeylere olumlu şeylerden daha hassas tepki veririz. Sevimsiz bir yüzü sevimli bir yüzden daha çabuk farkederiz. Kötü davranış iyi davranıştan daha uzun süre hafızada kalır.
19. Kazananın laneti
Asla açık artırımlara katılma. Buffet
20. İlişkilendirme hatası
Çevrendeki insanlar seni büyülese de, hiçkimse kusursuz değil, hiçkimse kendi kaderini tayin etme gücünde değil. Herkes bir durumdan diğerine savruluyor. Yaşananları gerçekten anlamak istiyorsan dikkatini oyunculara değil, oyuncuların maruz kaldığı etkiye odaklan.
21. Reklam panolarına dikkatli bak. Öne çıkarılan özelliği dışarda bırak, bir kez daha bak.
22. Alternatif yollar
Riskler asla doğrudan göze çarpmaz. Bu yüzden alternatif yolların neler olduğunu her zaman düşün.
23. Öngörülere karşı eleştirel ol.
Öngörüde bulunanın teşviği ne? Çalışan mı? Neden sansasyonel öngörü medyada yankı bulur? Öngörüde bulunanın ispat oranı ne? Kaç öngörüsünün kaçı tutmuş?
24. Aşırı hareket.
belirsiz durumlarda birşey yapma dürtüsü hissederiz. Sonrsında herhangi birşey düzelmese de kendimizi iyi hissederiz. Çabuk ve sık harekete geçme eğilimindeyiz bu yüzden, durum belirsizken, durumu daha iyi değerlendirene kadar hiçbir şey yapma. Kendini zapt et. İNSANLIĞIN EN BÜYÜK TALİHSİZLİĞİ, ODASINDA SAKİN SAKİN OTURAMAMASIDIR.
25. İnsanın uzun süre sonra bile alışamadığı olumsuz etkilerden kaçım. (uzun yol, gürültü vs.)
Aşağıda bir kaç düşünme hatası yada doğru düşünme tekniği diyebileceğimiz başlılar var. Notlar "Hatasız Düşünme" kitabından alındı.
1. Hayatta kalana bağlılık
Başarı olasılıkları, gerçekte olduğundan daha yüksekmiş gibi algılanır. Buna karşı koymak için, bir zamanlar umut vaadeden projelerin akıbetine bak.
2. Kişisel gelişim kitaplarından uzak dur.
Bu kitaplar mutlu olmaya doğal eğilimli insanlar tarafından yazılmıştır. Arzu edilen şeylerinin vaadinin yapıldığı her yere dikkat et.
3. Aşırı güven
Bütün öngörülere şüpheyle yaklaş. Planın ne olursa olsun hep kötümser senaryodan yola çık. Böylece durumu bir dereceye kadar gerçekçi değerlendirme şansın olur.
4. Sosyal ispatta tuzağına düşme
Bir ürünün en çok satılan ürün olması sebebiyle daha iyi olmasını bekleme.
4. Batık maliyet yanlışı
Bu ana dek ne yaptığının önemi yok, önemli olan tek şey, şu anda-şimdi ne olduğu ve gelecek için değerlendirmendir.
5. Doğrulama eğilimi
Yeni bilgiler var olan teoriler, dünya bakışıyla ve inançla uyumlu olacak şekilde yorumlanma eğilimindedir. Mevcut görüşlerinle çelişen yeni bilgileri elersin. Sırf onları görmezden geldiğin için hakikatler ortadan kalkmaz. Kendini farklı düşünmeye zorla. Gözlemlerin teorinle çeliştiği zaman bu özel durumu daha çok dikkate al. Not tut. Teorinle çelişen gözlemlerini 30 dk. içinde not et. Çünkü beyin doğrulanmayan kanıtları 30 dk. sonra unutur. Teorin ne kadar istikrarlı görünüyorsa teoriyle çelişen gözlemlerin peşinde o derece faal ol. Herkes kendi teorisinin doğruluğunu ispat etmeye çalışırken SEN KENDİ TEORİNİN YANLIŞLIĞINI KANITLAMAYA ÇALIŞ. Bilinçli olarak, doğrulanamayan kanıtlar ara.
6. Otorite önyargısı
Uzman-otorite-üstad ...bunlara meydan oku. Bunlara karşı ne kadar eleştirel olursan o kadar özgür olursun.
7. Zıtlık etkisi tuzağına düşme
100 TL'den 70 TL'ye düşmüş ürün, fiyatı zaten 70 TL olan üründen daha ucuz algılanır.
8. Hazırda bulunma etkisi
Aklımıza gelen örneklerin kolaylığından yola çıkarak kendimize bir dünya görüşü belirleriz. Halbuki gerçek hayatta hiçbir şey sırf biz onu daha iyi hayal edebildiğimiz için daha sık yaşanmaz.
9. Hikayede gizleneni ara
Bir hikayenin gizlemek istediği nedir?. Her şeyi anlamlı hikayeler şekline sokulmasına izin verme, gerçekleri çarpıtma, ki kararlarını etkilemesinler.
10. Öngörülerini not al. Zamanla öngörünü karşılaştır.
11. Kontrol yanılsaması
Kontrol edebildiğin birkaç seye odaklan. Diğer herşeyi bırak olsun.
12. Sonuç önyargısı
Bir kararı asla sonuca göre değerlendirme. Kötü sonuç kötü karar verildiği anlamına gelmez. Tersi de geçerli. Neden o şekilde karar verdim, bunu gözden geçir.
13. Seçenek ikilemi
var olan seçenekleri gözden geçirmeden önce ne istediğini dikkatlice düşün. Kriterlerini yaz, Mutlaka kriterlerine sadık kal. Mükemmel seçimi yapamayacağını unutma. "İyi bir çözüme" razı ol.
14. Sahiplik etkisi
Bir şey "senin olduğu için" "daha değerli" olmaz.
15. Grup baskısı
Kendini güçlü görüş birliği olan bir grup içinde bulduğunda dile gelmeyen varsayımları araştır.
16. Sıfır risk yanılgısı
Sıfır risk diye bir şey yok.
17. Enderlik yanılgısı
RASA SUNT CARA
Ender olan kıymetlidir.
Bir şeyi sadece fiyatı ve faydası üzerinden değerlendir. O şeyin ender olup olmaması önemli olmamalı.
18. İhtiyatlı olumlu
Olumsuz şeylere olumlu şeylerden daha hassas tepki veririz. Sevimsiz bir yüzü sevimli bir yüzden daha çabuk farkederiz. Kötü davranış iyi davranıştan daha uzun süre hafızada kalır.
19. Kazananın laneti
Asla açık artırımlara katılma. Buffet
20. İlişkilendirme hatası
Çevrendeki insanlar seni büyülese de, hiçkimse kusursuz değil, hiçkimse kendi kaderini tayin etme gücünde değil. Herkes bir durumdan diğerine savruluyor. Yaşananları gerçekten anlamak istiyorsan dikkatini oyunculara değil, oyuncuların maruz kaldığı etkiye odaklan.
21. Reklam panolarına dikkatli bak. Öne çıkarılan özelliği dışarda bırak, bir kez daha bak.
22. Alternatif yollar
Riskler asla doğrudan göze çarpmaz. Bu yüzden alternatif yolların neler olduğunu her zaman düşün.
23. Öngörülere karşı eleştirel ol.
Öngörüde bulunanın teşviği ne? Çalışan mı? Neden sansasyonel öngörü medyada yankı bulur? Öngörüde bulunanın ispat oranı ne? Kaç öngörüsünün kaçı tutmuş?
24. Aşırı hareket.
belirsiz durumlarda birşey yapma dürtüsü hissederiz. Sonrsında herhangi birşey düzelmese de kendimizi iyi hissederiz. Çabuk ve sık harekete geçme eğilimindeyiz bu yüzden, durum belirsizken, durumu daha iyi değerlendirene kadar hiçbir şey yapma. Kendini zapt et. İNSANLIĞIN EN BÜYÜK TALİHSİZLİĞİ, ODASINDA SAKİN SAKİN OTURAMAMASIDIR.
25. İnsanın uzun süre sonra bile alışamadığı olumsuz etkilerden kaçım. (uzun yol, gürültü vs.)
3 Kasım 2014 Pazartesi
KASIM AYI ALTIN
Ekim ayı altın için değer kaybının devam ayı oldu. Altın en
yüksek 1255, en düşük 1160 dolar seviyelerini gördü ve ay 1172 dolar
seviyesinden tamamlandı. Eylül ayına öne yaklaşık % 2,9 oranında değer kaybı
yaşandı.
Fed ve ABD ekonomisi yorumlarını USDTRY analizinde
yapmıştık, altın için riskli varlıklar cephesinden değerlendirmeyle devam
edelim.
Borsa endeksleri ile altın arasında negatif korelasyon var.
Dünyanın önemli borsalarında yükseliş varsa altın aşağı yönde baskılanıyor. Borsaların
düşmeye başladığı dönemi altın yükseliş fırsatı olarak değerlendiriyor. Bunun
net örneğini ekim ayı içinde gördük. SP500 endeksi 9 ekim tarihinde 1967
seviyesinden düşmeye başladı. Düşüş 15 ekime, 1820 seviyesine kadar devam etti.
Bu hareket endeksin yaklaşık % 7,5 oranında değer kaybetmesi demekti. Aynı
dönemde, 9 ekim tarihinde altın 1223 dolar seviyesindeydi, 3 gün önce 6 ekim
tarihinde 1182 seviyesi görülmüştü. Bu seviyeden başlayan yükseliş 15 ekimde
1249, 21 ekimde 1255 dolar seviyesine kadar devam etti. Dip seviyeye göre % 6
oranında bir yükseliş yaşandı.
Devamında SP500 1820 seviyesindeki dibinden 1994 seviyesine
kadar yükseldi, %9,5 oranında yükseliş yaşandı. Altın 1255 dolar seviyesinden
1160 seviyesine geriledi (%7,5 oranında gerileme)
Borsa endeksi ile (riskli varlık), altın (güvenli liman)
arasındaki ilişki bu şekilde. Risk iştahında azalma varsa altın tercih
ediliyor, riskli varlıklardan kaçış yoksa, tersine artan talep gözleniyorsa
altın için düşüş kaçınılmaz.
Dolar endeksi cephesinden de altının incelenmesi gerek.
Dolar endeksi ekim ayı içinde 84,4 seviyesine gerilese de ekim ayı 87,1
seviyesinden tamamlandı. Doların değer kazanması da altın fiyatını aşağı yönde
baskılıyor.
Altın üç kez test ettiği 1180 seviyesini güçlü bir destek
olarak kabul ettirmişti. Şimdi bu destek kırılma tehlikesiyle karşı karşıya.
Kasım ayının ilk haftasında güçlü gelebilecek ABD verileri altın için 1180
desteğinin kırıldığının teyidi olabilir. 1180 seviyesinin altında olmak 1000
dolar seviyesine kadar geri çekilme senaryolarını canlandıracaktır. 680 dolar
seviyesinden başlayıp 1920 seviyesine kadar devam eden yükselişin Fibonacci
seviyeleri hesaplandığında 1150 seviyesinin son önemli destek olduğu
görülebilir. Düşüş tehlikesinden kurtulmak için altın ilk önce ve hemen 1180
seviyesi üzerine çıkmalı. 1200 dolar seviyesi üzerinde gün sonu kapanışlar
olmadan düşüşün bittiğini söylemek zor olabilir.
Altını değerlendirmek için yine ABD borsalarına bakacağız.
Şu anda zirve seviyelerine ulaşmış endekslerde yükseliş devam ettikçe altın
için yükseliş anlamında pozitif olmak zor. Borsalar gerilemeye başlarsa bu
senaryoda altın en azından 1180 dolar seviyesi üzerinde kalabilir, hatta 2000
seviyesini aşabilir.
Ay boyunca konuşulacak diğer bir konu ise İsviçre Merkez
Bankası’nın rezervlerindeki altın oranının %8’den %20’ye çıkarılması ve altın
satılmaması konusundaki 30 Kasım referandumu olacak. Referandumdan evet kararı
çıkarsa İsviçre Merkez Bankası 5 yıl içinde yaklaşık 1500 ton (1 yıllık dünya
altın üretiminin yarısı) alacak. Bu olasılık ise altında yükselişe destek
arayanların bir köşeye aldığı not olacaktır.
Destekler: 1150-1000-900
Dirençler: 1180-1200-1250
KASIM AYI: EURUSD
Euro ekim ayında da dolara karşı değer kaybetmeye devam
etti. Parite ay içinde en yüksek 1,2885 en düşük 1,2485 seviyelerini gördü,
ekim ayı 1,2520 seviyesinden tamamlandı.
Fed ve dolar cephesinden değerlendirmeyi USDTRY analizinde
yapmıştık, EURUSD için tekrara düşmeden, euro cephesinden değerlendirmeye
geçelim.
Ekim ayının ana konusu ECB’nin parasal genişlemeye gitme
adımları ve bankacılık sektörü stres testleriydi. Hedefli refinansman
operasyonunun (TLTRO) ilk turunda
katılımın hayal kırıklığı yaratmasına sebep olarak gösterilen stres testi
sonuçları pek parlak değil. Bunun öncesinde testin kurgulanma yöntemi de
sorgulanabilir. Stres testi yüksek enflasyon ortamında 11 bankanın zorda
olduğunu gösterdi. Fakat şu an Euro Bölgesi için enflasyon değil deflasyon
tehlikesi var. Ve bu tehlikenin aşılacağına dair sağlam bir dayanak da
görülmüyor.
Son dönemde gelen, hayal kırıklığı yaratan bölge makro
verileri Draghi’ye parasal genişleme için dayanak oldu. Alman ekonomisinin de
küçülüyor olması ECB üzerindeki Bundesbank baskısını (tam olmasa da) azaltmış
görülüyor. ECB önce covered bonds alımıyla başladı, devamında şimdilik erken
olduğunu düşünsek de şirket tahvilleri alımı bekleniyor. Copy-paste Fed veya
Boj benzeri bir genişlemeyi ECB’den beklemek mümkün değil ama ECB artık rahat
hareket etmek için bahar aylarına göre daha uygun koşulları buluyor.
ECB’nin amacı bölge içinde kredi mekanizmasını canlandırıp
tüketimi artırıp enflasyonda kıpırdanma görmek. Bu amaca ulaşmak için negatif
faiz uygulamasından TLTRO’a, oradan varlığa dayalı menkul kıymet alımına kadar
gelindi. Fakat ECB istediği hedefe ulaşabilecek mi? Tasarrufun cezalandırılmasıyla
tüketime yönelim olmayacağına inanıyoruz. Kredi kullanmaya gereksinim zorla
edindirilemiyor. Önce bölge içinde hala eksik olan güvenin tesis edilmesine
ihtiyaç var. 18 ayrı ülkenin değişik öncelikleri, değişik sorunları varken,
sadece ortak para birimi birlikteliği ile mali birlik olmadan, bir merkez
bankasının yapabilecekleri de bir yere kadar. İtalya, Fransa gibi ülkeler
yapısal reform yapmamakla eleştirilirken, sorunlu ülkeler kemer sıkma
politikasına isyan ederken Merkel bütçede tavizsiz sıkı duruşdan bahsediyor.
Bir taraftan doları mecburen değerli kılmak zorunda olan
Fed, diğer taraftan euro’yu değersiz kılma adımları atan ve atması beklenen
ECB, EURUSD için düşüş senaryolarını güçlü kılıyor. Paritede yükselişler satış
fırsatı olarak değerlendiriliyor.
Paritede 2,25 seviyesi şimdilik güçlü bir destek. Fakat
kasım ayı içinde ABD’den güçlü ekonomik veriler, Euro Bölgesi’nden zayıflamanın
devamına işaret eden veriler gelirse paritede aşağı yönde baskı devam edecek.
1,25 seviyesinin altında en yakında destek 1,20 seviyesinde. ECB’den beklenen
adımların hızlanması veya Euro Bölgesi ekonomisinin daha da kötüleşmesi
durumunda 1,20 seviyesi yıl sonu hedefi olabilir. Tersi durumda atıl kalan bir
ECB senaryosunda 1,25 seviyesi şimdilik kısa vadeli dip olabilir.
Destekler: 1,25-1,23-1,20
Dirençler: 1,2750-1,29-1,30
KASIM AYI DOLAR/TL
Ekim ayına 2,2778 seviyesinden başlayan parite en yüksek
2,3066 en düşük 2,1897 seviyelerini gördü ve ay 2,2220 seviyesinden tamamlandı.
Ağustos ayının 2,2774 seviyesinden kapanışına göre ekim ayında % 2,4 oranında
gerileme yaşandı. Dolar endeksinin aylık bazda %1,1 oranında yükseldiği dönemde
gelişmekte olan ülke para birimleri daha fazla değer kaybettiler.
Pariteye dolar cephesinden bakınca Fed’in varlık alımını
sonlandırdığı ayda faiz artırım sürecinde iki başlığa odaklanıldığı görülüyor;
enflasyon ve ücretler.
ABD’de işsizlik oranı %6’nın de altına indi, eğer büyük bir
yol kazası olmazsa 2015 yılında Fed’in tam istihdam seviyesi olarak kabul
ettiği %5,5 seviyesine ulaşılacak. İstihdam piyasasında sorun ücretlerde,
ekonomik sistem istihdam yaratıyor fakat ücretlerde artış yok. Bu durum
yaratılan istihdamın kalitesizliğine yorumlanıyor. Enflasyon tarafında %2
seviyesine henüz ulaşılmadı, bu hedef yakalansa da Fed hemen faiz artırır mı
şüpheli.
Bir taraftan değerli dolardan şikayetçi Fed başkanları bir
taraftan iyi gelmeye devam eden ekonomik veriler Fed’in önümüzdeki dönemde
nasıl bir iletişim dil kullanacağı sorusunu gündeme getiriyor. Bir süre daha
faizin düşük kalacağına vurgu yapan Fed, makro verilerin iyileşmeye devam
etmesiyle birlikte aralık ayında “öngörülebilir bir süre daha sıfır faiz
politikasına devam” der mi ?
Faiz artırım döneminin başlangıcı olarak 2015 haziran ayı
genel kabul görmeye devam ediyor. Arada gelen bazı verilerle veya Fed bölgesel başkanlarının
açıklamalarıyla faiz artırımı bazen 2015 nisan, bazen 2015 eylül dönemine öne
alınıp öteleniyormuş gibi görünse de şimdilik 2015 ortası faiz artırımı bizce
de makul bir zamanlama barındırıyor.
Bu durumda, her ne kadar beklentiler bir çeyrek öne-ileriye
oynuyor olsa da 2015 yılı faiz artırım yılı olacak. Bu durumda doların değer
kazanması, Fed istemese de, kaçınılmaz. Doların ana vatanına dönmesi ihtimali,
parasal genişleme döneminde bol ve ucuz dolar politikasından istifade eden
gelişmekte olan ülkeleri zorlayacak. Bu zorlamayı bir kırılma olarak görmesek
de baskı hissedilmemesi imkansız diye düşünüyoruz.
Stresin ölçülmesinin en sağlıklı yolunun ABD 10 yıllık
tahvil faizinin izlenmesi olduğunu düşünüyoruz. Ekim ayı içinde 2,20
seviyesinin altına inilse de son durumda 2,33 seviyesindeyiz. Tahvilde 2,50
seviyesi aşılmadan bir baskıdan bahsetmek için erken olabilir. Bu durumun TL
açısından anlamı ise;
Dolar/TL paritesinde şimdilik 2,20-2,25 aralığı muhafaza
ediliyor. Fakat, özellikle kasım ayının ilk haftası açıklanacak ABD verileri
ekonomide güçlenmeye işaret ediyorsa 2,25 seviyesi tekrar zorlanabilir. 2,25
seviyesi aşılırsa yukarıda ilk hedef 2,30 olarak görülüyor. Tersi olur da,
makro veriler Fed’i hızlı adım atmama noktasında haklı çıkarırsa paritede
tekrar 2,20 seviyesi aşağı zorlanabilir. Bu durumda 2,16 seviyesini güçlü
destek olarak görüyoruz.
Destekler: 2,20-2,16-2,10
Dirençler: 2,25-2,30-2,39
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)