7 Aralık 2023 Perşembe

Bitcoin ve Altın: Yatırımcıların Yeni Gözdesi 🌟

Faiz Oranlarındaki Beklenen Düşüş, Piyasaları Canlandırdı!

Son aylarda yatırımcılar arasında artan bir heyecan var: Faiz oranlarının gelecek yıl düşeceği beklentisi! Bu spekülasyonlar, global piyasalarda bir dalgalanma yarattı ve Bitcoin yaklaşık 20 ayın en yüksek seviyesine tırmandı. Ama bu yükseliş sadece Bitcoin'le sınırlı kalmadı; ons altın da rekor seviyelere ulaştı.


📉 Fed Başkanı Powell'ın Açıklamaları Ne Anlama Geliyor?

Fed Başkanı Powell, merkez bankasının enflasyonla mücadelede henüz zafer ilan etmek için "erken" olduğunu söylese de, piyasalar ABD Merkez Bankası'nın yakın zamanda borçlanma maliyetlerini düşüreceği yönünde iyimser. Bu beklenti, son dönemde hisse senedi ve tahvillere olan ilgiyi artırdı.

📈 ABD Tahvil Piyasaları ve Yatırımcıların Beklentileri

Kasım ayında ABD tahvil piyasaları yaklaşık kırk yılın en büyük aylık yükselişini yaşadı. Yatırımcılar, hükümet ve kurumsal borçlanma maliyetlerindeki keskin düüşün ardından ilk faiz indiriminin Mart ayında gelebileceğine inanıyorlar.

Neden Yatırımcılar Bitcoin ve Altına Yöneliyor?

Ultra güvenli ABD Hazine tahvillerinin düşük getirileri, diğer varlıkları, özellikle Bitcoin ve altını, yatırımcılar için daha çekici hale getirdi. Enflasyonun düşmesi ve ABD ekonomik verilerinin dirençli seyretmesi, riskli varlıkların daha da yükselmesine neden oluyor.

📊 SEC'in Bitcoin ETF Kararı ve Piyasa Etkisi

Yatırımcılar, SEC'in önümüzdeki haftalarda Bitcoin için bir borsa yatırım fonunu onaylayacağı konusunda umutlu. Bu, on yıldır süren bekleyişin ardından spot Bitcoin ETF'lerine yeşil ışık yakılması anlamına gelebilir.

5 Temmuz 2023 Çarşamba

Enflasyonist ortamda yatırımcı davranışları

Enflasyon, ekonomik istikrarsızlığın ve fiyat artışlarının bir göstergesi olarak ortaya çıkar ve yatırımcılar üzerinde önemli etkileri olabilir. Yatırımcılar, enflasyonist bir ortamda riskleri ve fırsatları değerlendirirken farklı davranışlar sergileyebilirler. Bu makalede, enflasyonist ortamda yatırımcı davranışları üzerinde odaklanacağız.

  1. Varlık Diversifikasyonu: Yatırımcılar, enflasyonist bir ortamda riskleri yönetmek için varlık çeşitlendirmesine yönelebilirler. Enflasyon, paranın değerini düşürebileceği için, yatırımcılar nakit yerine hisse senetleri, tahviller, emtialar ve gayrimenkul gibi enflasyona dirençli varlıklara yönelebilirler. Diversifikasyon, yatırımcının portföyünü çeşitlendirerek riski azaltmasına yardımcı olabilir.


  2. Enflasyona Dirençli Yatırımlar: Enflasyon, belli sektörleri etkileyebilirken, bazı sektörler de daha dayanıklı olabilir. Örneğin, emtia sektörü (altın, petrol gibi), gayrimenkul yatırımları ve doğal kaynaklara dayalı şirketler, enflasyonist ortamlarda iyi performans gösterebilir. Yatırımcılar, bu tür sektörlere yönelerek enflasyona karşı korunma sağlayabilirler.


  3. Faiz Oranlarına Duyarlılık: Enflasyon, genellikle merkez bankalarının faiz oranlarını yükseltmesine neden olur. Yatırımcılar, enflasyonist bir ortamda faiz oranlarına duyarlı yatırımları değerlendirirken dikkatli olmalıdır. Özellikle tahviller gibi sabit getirili enstrümanlar, faiz oranlarındaki değişikliklere hassas olabilir. Yatırımcılar, faiz oranlarının yükselmesine bağlı olarak tahvil fiyatlarının düşebileceğini göz önünde bulundurmalıdır.


  4. Enflasyon Hedge (Enflasyona Karşı Korunma): Bazı yatırımcılar, enflasyonun etkilerini sınırlamak veya telafi etmek için enflasyon hedge araçlarına yönelebilirler. Bu araçlar arasında enflasyona endeksli tahviller, enflasyon korumalı menkul kıymetler (TIPS), emtia vadeli işlemleri ve enflasyonla ilişkili türevler bulunabilir. Yatırımcılar, bu araçları kullanarak enflasyon riskine karşı korunma sağlayabilirler.


  5. Yatırım Süresinin Uzun Vadeli Planlanması: Enflasyon, genellikle uzun vadede fiyat artışlarına yol açar. Yatırımcılar, enflasyonist bir ortamda yatırım sürelerini uzun vadeli planlamalıdır. Uzun vadeli yatırımlar, enflasyonun etkilerini hafifletebilir ve yatırımcılara daha fazla getiri potansiyeli sunabilir. Özellikle hisse senetleri gibi riskli varlıkların uzun vadeli performansı, enflasyonun olumsuz etkilerini dengeleyebilir.

Sonuç olarak, enflasyonist bir ortamda yatırımcı davranışları dikkate değer bir şekilde değişebilir. Varlık çeşitlendirmesi, enflasyona dirençli yatırımlar, faiz oranlarına duyarlılık, enflasyon hedge araçları ve uzun vadeli yatırım planlaması, yatırımcıların enflasyon riskine karşı korunmasına yardımcı olabilir. Yatırımcılar, enflasyonun etkilerini değerlendirirken dikkatli bir risk yönetimi stratejisi benimsemelidirler. 

Ekonomik kalkınma nasıl sağlanır?

Gelişmiş ve istikrarlı bir ekonomi, bir ülkenin refah düzeyini artırmak, yoksulluğu azaltmak ve insanların yaşam kalitesini iyileştirmek için elzemdir. Ekonomik kalkınma, ülkenin üretken kapasitesini artırmak, ekonomik büyümeyi sürdürmek ve gelir dağılımındaki adaletsizlikleri gidermek için uygulanan bir dizi politika ve stratejiyi içerir. Bu makalede, ekonomik kalkınmayı sağlamak için temel yöntemlere odaklanacağız.

  1. Eğitim ve İnsan Kaynakları Yatırımları: Eğitim, ekonomik kalkınmanın temel taşlarından biridir. Nitelikli ve eğitimli insan gücü, yenilikçi fikirlerin ortaya çıkmasını, teknoloji ve bilgi birikiminin artmasını ve üretkenliğin yükselmesini sağlar. Devletin eğitim sistemine yeterli kaynak ayırması, nitelikli öğretmenlerin istihdamı ve mesleki eğitim fırsatlarının genişletilmesi, ekonomik kalkınma için önemli adımlardır.


  2. Altyapı Yatırımları: Etkili bir ekonomik kalkınma, modern ve güvenilir bir altyapıya dayanır. Yollar, köprüler, limanlar, enerji tesisleri ve iletişim ağları gibi altyapı yatırımları, üretim süreçlerini destekler, ticareti kolaylaştırır ve yatırımları çeker. Hükümetlerin, özel sektörün ve uluslararası kurumların ortak çabalarıyla altyapı projelerine yatırım yapmak, ekonomik kalkınma için önemli bir adımdır.


  3. Sanayileşme ve Teknoloji Transferi: Ekonomik kalkınma, sanayileşmeye ve teknoloji transferine dayanır. Endüstriyel üretim, ülkenin ekonomik çeşitliliğini artırır, istihdam yaratır ve katma değer sağlar. Aynı zamanda, ülkenin yurt dışından teknoloji almasına yönelik politikalar, yerli sanayinin inovasyon ve verimlilik düzeyini artırabilir.


  4. Yatırım ve İş Dünyası İçin Destek: Ekonomik kalkınmayı sağlamak için yatırımların artırılması ve iş dünyasının desteklenmesi önemlidir. Yatırımları teşvik etmek için uygun düzenlemeler yapılmalı, yatırım ortamı iyileştirilmeli ve girişimciliği destekleyen politikalar uygulanmalıdır. İş dünyası için kolaylaştırılmış vergi rejimleri, finansal teşvikler ve iş yapma süreçlerinin basitleştirilmesi, ekonomik kalkınmayı tetikleyebilir.


  5. Dış Ticaretin Teşvik Edilmesi: Dış ticaret, ekonomik büyüme ve kalkınma için önemli bir itici güçtür. İhracatın teşvik edilmesi, dış pazarlara erişimin artırılması ve rekabetçi bir ihracat sektörünün oluşturulması, ekonomik büyümeyi destekler. Serbest ticaret anlaşmalarının yapılması ve ticaret engellerinin azaltılması, ekonomik kalkınmayı hızlandırabilir.


  6. Sosyal Politikaların Uygulanması: Ekonomik kalkınma, sadece gelir düzeyini artırmakla sınırlı değildir, aynı zamanda sosyal adaletin sağlanması da önemlidir. Eşitsizliklerin azaltılması, yoksullukla mücadele, sosyal güvenlik ağlarının güçlendirilmesi ve sağlık ile eğitime erişimin kolaylaştırılması gibi sosyal politikalar, ekonomik kalkınmanın sürdürülebilirliği için gereklidir.

Sonuç olarak, ekonomik kalkınma, çok boyutlu ve kapsamlı bir süreçtir. Eğitim, altyapı, sanayileşme, yatırımlar, dış ticaret ve sosyal politikalar gibi birçok faktörün bir araya gelmesiyle başarılı bir şekilde sağlanabilir. Hükümetler, özel sektör ve uluslararası kurumlar arasında işbirliği ve uzun vadeli bir vizyon ile ekonomik kalkınma hedefleri gerçekleştirilebilir.

Enflasyonla mücadelede Keynesyen öneriler

Enflasyonla mücadelede Keynesyen ekonomi teorisine dayanarak ekonomik dengeyi sağlamak için alınabilecek önlemleri sıralayacağız. Ancak her ekonomik durum ve ülke farklı olduğundan, politika yapıcıların yerel koşulları ve ihtiyaçları dikkate alması her zaman önemlidir.

  1. Mali Politikaların Kullanılması: Keynesyen ekonomi teorisi, enflasyonla mücadelede mali politikaların etkin kullanılmasını savunur. Devlet, vergi politikaları ve kamu harcamaları yoluyla ekonomiyi dengelemeye çalışmalıdır. Enflasyonu kontrol altında tutmak için gelir vergisi oranları, tüketim vergileri gibi araçlarla gelir düzeyini ve harcamaları dengeleyebilir.


  2. Para Politikasının Uygulanması: Keynesyen yaklaşım, para politikasının enflasyonla mücadelede de önemli bir rol oynayabileceğini savunur. Merkez bankaları, faiz oranlarını ve para arzını kontrol ederek enflasyonu sınırlayabilir. Yüksek enflasyon durumunda faiz oranları artırılabilir ve para arzı kontrol altında tutulabilir.


  3. İstihdam Politikalarının Geliştirilmesi: Keynesyen düşünceye göre, tam istihdam seviyesine ulaşmak enflasyonla mücadelede önemli bir adımdır. Devlet, işsizlik oranını düşürmek için istihdam politikalarını geliştirmeli ve ekonomik büyümeyi teşvik etmelidir. Bu, talebi artırarak ve kaynakları verimli bir şekilde kullanarak enflasyonu kontrol altında tutabilir.


  4. Gelir Dağılımının Düzeltilmesi: Keynesyen teori, gelir dağılımındaki dengesizliklerin enflasyonu tetikleyebileceğini öne sürer. Bu nedenle, enflasyonla mücadelede gelir dağılımının düzeltilmesi önemlidir. Vergi politikaları, sosyal güvenlik sistemleri ve eşitlikçi gelir politikaları gibi araçlarla gelir adaletini sağlamak enflasyonu kontrol altında tutabilir.


  5. Talep Yaratıcı Politikaların Uygulanması: Keynesyen yaklaşım, enflasyonla mücadelede talep yaratıcı politikaların önemli olduğunu vurgular. Özellikle durgunluk dönemlerinde, devletin harcamaları artırması ve ekonomiye canlılık katması gerektiğini savunur. Bu, talebi artırarak ve üretimi teşvik ederek enflasyonu kontrol altında tutabilir.


  6. Maliyet Enflasyonunu Azaltmak: Keynesyen yaklaşım, maliyet enflasyonunu azaltmanın da önemli olduğunu belirtir. Bu, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, rekabetin teşvik edilmesi ve işletmelere destek sağlanmasıyla mümkün olabilir. Vergi indirimleri, kredi kolaylıkları ve mali teşvikler gibi politikalarla işletmelerin maliyetlerini düşürmek enflasyonu kontrol altında tutabilir.

11 Mart 2022 Cuma

Ukrayna'daki savaş kripto sektörünün büyümesini hızlandırabilir

 FT'den Gillian Tett

Ukrayna'daki savaş kripto sektörü için hızlandırıcı olabilir. Bridgewater hedge fonu bu hafta müşterilere “Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, kripto para birimlerinin denklemin bir parçası olduğu ilk büyük olay. Kısa vadeli dinamikler, önemli kurumsal yatırımcılar tarafından benimsenme arttıkça ve çevreleyen ekosistem derinleştikçe, kripto para piyasalarında kendi kendini güçlendirdiğine inandığımız yapısal değişikliklerin yanında meydana geliyor.” dedi.

Bu tahminlere katkıda bulunan 2 faktör var. Birincisi istila, son yıllarda kripto faaliyeti ve teknoloji yuvası olan bir yerde gerçekleşti.Chainalysis Ukrayna'nın 2020'de dünyada kişi başına en yüksek kripto kullanımına sahip olduğunu ve 2021'de dördüncü sırada olduğunu hesaplıyor.

Kripto paralar kısa vadeli iyi bir değer deposu da olmadı; Bridgewater, son haftalarda bitcoin'in fiyat performansının, savaş zamanının geleneksel zenginlik deposu olan altından belirgin şekilde düşük performans gösterdiğini belirtiyor. Ancak, “bu savaş sırasında artan Rus ve Ukraynalı kripto para akışı, kripto para birimlerinin fiat para birimlerine alternatif olarak nasıl görüldüğünü ve kullanıldığını vurguluyor”; inovasyonun hızlanması muhtemel.

İkinci faktör, Batı'nın Rusya merkez bankasına uyguladığı yaptırımların, batılı olmayan ülkelerin gelecekte dolardan kaçınacağı yönünde korkulara yol açmasıdır . Bunun kısa ve orta vadede doların ana rezerv para birimi olma statüsünü devirmesi pek olası değil - ya da en azından Avrupa Merkez Bankası'nın ABD ile yakın işbirliği yaptığı bir dünyada değil, Çin para birimi henüz özgür değil.

Bu nedenle Biden, çarşamba günü dijital varlıklar için ilk Amerikan federal politika girişiminin başlatıldığını duyurdu . Ayrıntılar belirsiz, ancak ABD Merkez Bankası'nın dijital bir dolar geliştirme çabalarına verilen desteği içeriyor.

Dijital doların yakında gerçeğe dönüşmesi veya Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'nun aniden stabilcoinleri veya bitcoin fonlarını benimsemesi pek olası değil. Ancak yatırımcıların anlaması gereken en önemli nokta, artık Washington'un bu alan içinde olmak istemesi

Ukrayna için kripto para bağışları hayırseverliğinin patlaması sembolik. Konuyu savaşın sadece jeopolitikte değil, finansta da beklenmedik yan etkiler yaratabileceğinin bir başka örneği olarak düşünün.

23 Ocak 2022 Pazar

Yeni Fed raporu dijital ABD dolarının kriptodan daha iyi bir çevrimiçi para birimi olacağını öne sürüyor

Kripto para birimlerinin yükselişi hükümetleri alarma geçirdi. Çin ve İsveç gibi bazıları şimdiden kendi para birimlerini dijitalleştirmeye çalışıyor. 

Federal Rezerv hala bir merkez bankası dijital para biriminin yanında veya karşısında değil, ancak yeni bir rapor ABD dolarını tamamen dijitalleştirmenin potansiyel faydalarını ve risklerini ortaya koyuyor.

Fed, konuyla ilgili merakla beklenen bir rapor yayınlayarak Perşembe günü ABD merkez bankası dijital para birimi üzerindeki tartışmayı başlattı . Bir CBDC (Merkez bankası dijital para birimi) , Fed tarafından desteklenen ve tıpkı fiziksel nakit kadar halka açık olan tamamen dijital bir nakit versiyonu olarak hizmet edecek.

Fed destekli bir dijital dolar, kripto para birimleri tarafından lanse edilen faydaların çoğunu, vahşi fiyat dalgalanmaları ve kullanım ücretleri olmadan sağlayacak. Teoride, bir CBDC, ortalama bir Amerikalı için fiziksel ve dijital para birimlerinin en iyi yönlerini birleştirebilir.

Merkez bankası dijital para birimi (CBDC) muhtemelen normal bir dolardan o kadar farklı hissettirmeyecek. İnsanlar kredi veya banka kartlarıyla alışveriş yaparken zaten dijital parayı kullanıyorlar, ancak bu durumlarda para birimi özel sektör bankaları tarafından destekleniyor. Fed'in bir CBDC getirmesi durumunda, Amerikalılar ülkenin merkez bankası tarafından desteklenen dijital bir dolarla alışveriş yapabilecekler. 

Fed, önce kamuoyu, Kongre ve diğer paydaşlarla konuyla ilgili etkileşim kurmayı hedeflediğini söyleyerek bir CBDC hakkında pozisyon almaktan vazgeçti. Yine de Perşembe günü yayınlanan rapor, böyle bir para biriminin ülkeye fayda sağlamasının ve son birkaç yılda benimsenmenin patladığı görülen yaygın olarak işlem gören kripto para birimlerinden daha iyi bir harcama aracı olarak hizmet etmesinin birkaç nedenini ayrıntılı olarak açıkladı.

CBDC, güvenli, hızlı ve erişilebilir ödemeler getirebilir.

Kripto para birimleri ödemelerde kullanılmaları nedeniyle popülaritesini artırdı. Bir CBDC de aynısını sunabilir. Rapora göre, bir CBDC ile yapılan işlemler "kesin ve gerçek zamanlı olarak tamamlanacak" ve yiyecek satın almaktan devlet teşviki almaya kadar her şey için kullanılabilir.

Dijital nakit de kredi riskinden arınmış olacak, likidite riski ve belki de en önemlisi, oynaklık  kripto ile harcama yapmayı güvenilmez kılıyor. Döviz kurunu dolar gibi daha geleneksel bir para birimiyle sabitlemeyi amaçlayan stabil paralar veya kripto para birimleri, oynaklık sorununun bir kısmını ele alıyor, ancak Başkanın Finansal Piyasalar Çalışma Grubu'nun yakın tarihli bir raporu , düzenleyicilerin bazı sabit paraları ele alma yetkisinde boşluklar buldu. 

Fed, bir CBDC'nin daha esnek işlemlere izin vereceğini söyledi. Ödemeler belirli zamanlar için planlanabilir ve geleneksel sistemlerin izin vermeyebileceği küçük transferler için kullanılabilir. PayPal ve Venmo gibi hizmetler zaten bu yeteneklerden bazılarına sahip olsa da, bir CBDC, kullanıcıların özel bir üçüncü taraf olmadan bu tür transferleri yapmasına izin verir.

CBDC'ler sınır ötesi ödemeleri bile iyileştirebilir, ancak bu tür kazanımların gerçekleşmesi zaman alacaktır. Uluslararası CBDC transferleri, yasadışı finansmanı engellemek için yeni altyapı, hükümet koordinasyonu ve yaptırım gerektirecektir. Yine de, gelecekteki bir CBDC ağı, transfer ücretlerini ve uzun ödeme sürelerini ortadan kaldırabilir.

Fed, tamamen dijitalleştirilmiş bir doların adil payıyla birlikte geleceği konusunda uyardı. Birincisi, rapora göre, Fed'in dijital ödemeleri desteklemesine izin vermek "ABD finansal sisteminin yapısını temelden değiştirebilir". Ticari bankalar kredi vermek için mevduata güveniyor, ancak bir CBDC ticari bankalarda tutulan nakit paranın yerini özel sektör tarafından sunulan dijital cüzdanlarla değiştirebilir. Bu, insanların kredi çekmesini çok daha zor hale getirebilir.

Fed, CBDC'nin istikrarının, ekonomik belirsizlik zamanlarında ticari bankalara yönelik operasyonları da tetikleyebileceğini söyledi. İnsanlar banka varlıklarını CBDC'ye dönüştürmek için acele ederse, bankalardan büyük çıkışları önlemek için kullanılan geleneksel önlemler verimsiz olacaktır.

Fed destekli bir dijital doların uygulanması, merkez bankasının politika gücünü bile aşındırabilir. CBDC, finansal sistemdeki rezerv miktarını değiştirerek, Fed'in faiz oranlarını nasıl belirlediğini ve enflasyonu nasıl yönlendirdiğini etkileyebilir. Fed'in, yalnızca ödenmemiş nakit, banka rezervleri ve CBDC varlıkları arasındaki dalgalanmalara uyum sağlamak için rezerv seviyesini artırması gerekebilir.

Fed, CBDC'nin "Amerikan parasında oldukça önemli bir yenilik" yaratacağını söyledi. Merkez bankası, para biriminin artılarını ve eksilerini daha fazla değerlendirmesinin beklendiği 20 Mayıs'a kadar konuyla ilgili yorum yapacak. Dijitalleştirilmiş bir doların geleceği belirsizliğini koruyor olsa da, Fed'in raporu su götürmez bir şekilde böyle bir projeye kapı aralıyor.

Business Insider

17 Eylül 2021 Cuma

Çin düşüşüne hazır mıyız?

Son yıllarda Çin'e yığılan uluslararası yatırımcılar, aşırı borçlu emlak devi China Evergrande'nin sorunlarının zirveye çıkmasıyla Çin'in büyük düşüşlerinden birine hazırlanıyor.

Şirketin sıkıntısı Mayıs ayından beri çığ gibi büyüyor. 2 trilyon yuan (305 milyar dolar) borç karşılığında azalan kaynaklar, hisse senedi ve tahvil fiyatlarını yaklaşık %80 oranında sildi ve şimdi önümüzdeki hafta 80 milyon dolarlık tahvil kupon ödemesi bekleniyor.

Sonra ne olacağı belirsiz. Bankacılar, büyük olasılıkla ödemeyi kaçıracağını ve yetkililerin devreye girip bazı varlıklarını sattığı bir tür askıya alınmış animasyona gideceğini söylediler.

Evergrande, iki haftadan biraz daha uzun bir süre önce, nakit toplayamaması durumunda borcunu temerrüde düşme riskiyle karşı karşıya kalacağı konusunda uyarmıştı. O zamandan beri bu çabalarda hiçbir ilerleme kaydedilmediği söylendi.

Analistler, büyük resmin, 280'den fazla şehirde 1.300'den fazla gayrimenkul projesi bulunan Evergrande'nin devrilmesi durumunda, bazı Çinli firmaların batamayacak kadar büyük olduğu fikrini kesin olarak ortadan kaldıracağını söylüyor.

Muhtemelen yine de devlet bağlantılı büyük firmalar için geçerli olacak, ancak Pekin'in Alibaba ve Tencent gibi büyük teknoloji firmaları üzerindeki kısıtlamalarının yılın başlarında pazarlarından yaklaşık bir trilyon doları silmesinden sonra da geliyor.

Evergrande'den kaynaklanan bulaşma büyük ölçüde Çin'in diğer yüksek borçlu "yüksek getirili" firmalarıyla sınırlı kaldı ve bunlar da düştü, ancak Hong Kong'un ağır siklet Hang Seng endeksi de Perşembe günü bir miktar yayılma olduğunu göstererek 10 ayın en düşük seviyesine ulaştı.

EMAXX verileri, Avrupa'nın en büyük varlık yöneticisi olan Amundi'nin, işler gerçekten çirkinleşmeden önce en azından bazılarını satmış olması muhtemel olsa da, Evergrande'nin uluslararası tahvillerinin en büyük toplam sahibi olduğunu gösteriyor.

EMAXX verilerine göre, Paris merkezli firma, Haziran 2025'te geri ödenmesi gereken 625 milyon dolarlık bir tahvilin 93 milyon dolarının biraz altında kaldı. UBS Asset Management, 85 milyon dolar ile bu sayının iki numaralı sahibi ve aynı zamanda en büyük genel hissedarlardan biriydi.

 

ICE BOFA ÇİN VE KÜRESEL YÜKSEK GETİRİLİ ŞİRKETLER ENDEKSİ

Evergrande sıkıntıları Çin'in yüksek verimini azalttı. Dünyanın başka yerlerindeki yüksek verimli firmalara karşı büyük düşük performans gösterdi.

Tahvil analistleri, hasarın çok yaygın olmayabileceğini umuyor. Bu büyük yatırım firmalarının toplam büyüklüğüne kıyasla holdingler çok küçük. Ayrıca, JPMorgan'ın büyük gelişen piyasa kurumsal tahvil alıcılarının kullandığı CEMBI endeksine yaklaşık 20 milyar dolarlık Evergrande borcunun sadece 6.75 milyar dolarlık kısmı dahil edilmiştir.

Analistler, düzenleyiciler devreye girene ve yönetim kurulu genelinde iflas riskini güvenilir bir şekilde ele alana kadar, koşulların kötüleşmesinin muhtemel olduğunu söylüyorlar.

Bazı deneyimli yükselen piyasa kriz gözlemcileri, sorunların daha devam etmesi gerektiğini düşünüyor. EM borç odaklı hedge fonu Greylock Capital'den Hans Humes, "Bu gevşeme gerçekten başlamadı bile" diyor.

 


ABD borsaları neden düşsün ki?

FT'dan... 

ABD borsaları herkesin düşünebileceği gibi pahalı görünüyor. Cümleye pahalı diye başlayınca  borsada düzeltmelerden bahsetmeye başlıyoruz.

Borsa düzeltmelerinin zamanını kestirmek kolay değil. Düşecek derken yükseliş gelirse derhal yeniden yatırım yapmazsanız, çöküşü bekleyen yıllarca iyi getirileri ve çöküşten sonra daha yıllarca iyi getirileri kaçırabilirsiniz. Borsada düşüş için yüksek değerlemeler yeterli değildir. 

 

Öyleyse, yüksek değerlemelerin üzerine hangi kötü gözlemleri yığabiliriz? Şu anda, dört büyük sebep düşünebiliyorum. Özellikle bireysel yatırımcılardan öz sermaye fonlarına son zamanlardaki yoğun para akışı sonsuza kadar devam. İkincisi risk iştahı açıkça düşüyor. Üç, sistemde momentum değiştiğinde hızla gevşeyecek çok fazla kaldıraç var. Dört, herkesin ilk baktığı temel faktör - kazanç artışı - güç kaybediyor.

 

Akışlarla başlayalım. Büyük ölçüde bireysel yatırımcılar tarafından yönlendirilen parayla bu yıl hisse senedi yatırım fonlarına ve borsa yatırım fonlarına rekor girişler yaşandı. Son günlerde akışlar güçlü ama belki de eskisi kadar güçlü değil. Vanda Research ekibi, bu yıl S&P 500'deki her önemli düşüşten sonra perakende yatırımcıların, düşüşü satın almak için ETF'leri kullanarak devreye girdiğini belirtiyor. Ancak bu etki Temmuz düşüşüyle ​​zirve yaptı, Ağustos ayında önemli ölçüde zayıfladı ve ardından son haftalarda tekrar zayıfladı:


Risk iştahındaki düşüş, çok popüler olan birkaç hisse dışında tüm hisselerde zayıflayan momentumda görülüyor. İşte 200 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde olan bileşenlerinin sayısına karşı çizilen S&P 500:

Endeks yükseliyor, ancak köpürme giderek daha az geniş tabanlı. Yatırımcıda  coşku azalıyor, azalan sayıda hisse senedi yakalıyor.  

Benzer şekilde, üç ayın en yüksek seviyelerine ulaşan bileşenlerinin sayısına göre çizelgelenen endeks:



Endeksin sektörlere göre ayrılmış son performansında, piyasanın nasıl zayıfladığını - sadece birkaç tercih edilen isim veya tema tarafından tutulduğunu - görebilirsiniz. Mayıs ayından bu yana (son iki grafikte gösterildiği gibi pazar liderliği zayıflamaya başladığında), S&P'nin iyi performansının aşağı yukarı dört  sektördeydi: teknoloji, emlak, telekom ve sağlık. Çoğunlukla döngüsel olan diğer sektörlerin (finansallar, tüketim malları, sanayiler, malzemeler, enerji) hepsi düşük tek haneli veya negatif getiri sağladı. 

Sistemde borç var mı? Burada, mali düzenleyici Finra'dan , pandemi öncesi seviyesinin üzerine çıkan ABD marj borcunun miktarı var. Bu modelin tersine çevrilmesi (zaten başlamış olabilir) satış baskısı anlamına gelir. 



Citigroup'tan Tobias Levkovich'in kurumsal kazanç tablosu durumu çok iyi anlatıyor. S&P 500 şirketleri için analistlerin kazanç tahmini revizyonlarının büyük çoğunluğu olumlu kalmaya devam ediyor. Ancak olumlu revizyonların payı artık artmıyor. Başka bir deyişle, haberler hala iyi - ama artık daha iyiye gitmiyor. Son aylarda yalnızca finansal hisse senetleri ve teknoloji hisselerinde yukarı yönlü revizyonlar daha yüksek oranda gerçekleşti.

 


Özet: Hisse senetleri çok pahalı. Yatırım fonu ve ETF akışları, yatırımcının satın alma fırsatlarına giderek daha az duyarlı olduğunu gösteriyor. Daha az hisse senedi ve daha az sektör, endeksin performansına katkıda bulunuyor. Sistemde çözülmeyi bekleyen bir sürü marj borcu var. Ve şirket karlarıyla ilgili haberler, iyi olmasına rağmen, düzleşmeye hazır görünüyor.