16 Ocak 2026 Cuma

GÜNÜN FLAŞ GELİŞMESİ: Gümüşte Soluklanma - Çin'den Uyarı

Gümüşün 90$ üzerindeki hareketinin ardından bugün  gelen kâr satışları ve Çinli düzenleyicilerin (CICC notu) spekülatif hareketlere karşı uyarısı piyasayı dalgalandırdı.




1. EMTİA (Altın, Gümüş, Petrol)

Kurumlar: CICC, Goldman Sachs, UBS, Macquarie

  • CICC (Çin Uluslararası Sermaye Şirketi - Acil Not):

    • Gümüş: Şanghay piyasasında endüstriyel oyuncuların yüksek fiyattan alımı yavaşlattığını rapor etti. "Kısa vadeli bir düzeltme (pull-back) kaçınılmaz olabilir" uyarısı yaptılar. Destek seviyesi olarak 84-85$ bandını işaret ediyorlar.

    • Strateji: "Aşırı ısınma var, yeni alım için acele etmeyin."

  • GOLDMAN SACHS (Emtia Masası):

    • Bakır & Gümüş: Düzeltme beklentisine rağmen "Süper Döngü" tezini koruyorlar. 2026'nın ikinci yarısında yapay zeka veri merkezlerinin enerji ihtiyacı nedeniyle gümüş ve bakırda yeni zirveler (Gümüş için 100$ hedefi) beklediklerini yinelediler. Bugünkü düşüşü "stratejik alım fırsatı" olarak görüyorlar.

  • UBS (Zürih - Sabah Notu):

    • Altın: 4.600$ seviyesinde dirençle karşılaştı. Hafta sonuna girerken jeopolitik risklerin azalmaması nedeniyle yatırımcıların altın satmaya isteksiz olduğunu, ancak "kısa vadeli yatay seyir" beklediklerini belirttiler.

  • MACQUARIE GROUP:

    • Petrol: Petrolde "ayı" (düşüş) görüşünü koruyor. OPEC+ dışı üretimin (özellikle Amerika kıtası) talebi karşılamaya yettiğini, herhangi bir jeopolitik sıçramanın "satış fırsatı" olarak kullanılması gerektiğini savunuyorlar.


2. HİSSE SENETLERİ (ABD & Teknoloji)

Kurumlar: Morgan Stanley, Bank of America, Nomura

  • MORGAN STANLEY (Mike Wilson - Haftalık Kapanış Notu):

    • Uyarı: S&P 500'deki değerlemelerin "kusursuzluk fiyatladığını" (priced for perfection) belirtti. Bugün açıklanan bazı teknoloji bilançolarındaki hafif hayal kırıklıklarının sert satış getirmesi, piyasanın ne kadar hassas olduğunu gösteriyor.

    • Tavsiye: "Defansif" sektörlere (Sağlık ve Temel Tüketim) geçiş öneriyor.

  • BANK OF AMERICA (Fon Yöneticisi Anketi Güncellemesi):

    • Yatırımcıların nakit seviyesi %3.9'a düşmüş (aşırı iyimserlik işareti). BofA, bunun bir "Kontrarian Satış Sinyali" olabileceğini, yani herkes alımdayken piyasanın düşüşe açık olduğunu not düştü.

  • NOMURA (Japonya Stratejisi):

    • Japon borsasının (Nikkei 225), Yen'deki oynaklık nedeniyle baskı altında olduğunu, ancak Japon bankalarının faiz artırım beklentisiyle "pozitif ayrıştığını" vurguladı.


3. DÖVİZ (Forex) & MAKRO

Kurumlar: Deutsche Bank, HSBC, Standard Chartered

  • DEUTSCHE BANK:

    • EUR/USD: Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) şahin tonunu yumuşatmasıyla Euro'nun Dolar karşısında zayıflamaya devam edeceğini öngörüyor. 1.05 seviyesinin altı hedefleniyor.

  • STANDARD CHARTERED:

    • Gelişen Piyasalar: Dolar endeksinin (DXY) yüksek seyrinin gelişmekte olan ülke para birimlerini ezdiğini, ancak emtia ihracatçısı ülkelerin (Brezilya, Avustralya gibi) bu durumdan görece korunduğunu belirtti.


YATIRIMCI ÖZETİ (16 Ocak Kapanışa Doğru)

  • Görünüm: Dünkü "panik alımları" yerini "bekle-gör" moduna bıraktı.

  • Risk: Gümüşte 85$ seviyesine kadar bir geri çekilme normal karşılanmalı (CICC uyarısı).

  • Fırsat: Goldman Sachs, geri çekilmelerin (dip seviyelerin) "Endüstriyel Metaller" için alım fırsatı olduğunu ısrarla vurguluyor.

  • Hafta Sonu Takibi: Orta Doğu'daki haber akışı, Pazartesi açılışında Petrol ve Altın için belirleyici olacak.

15 Ocak 2026 Perşembe

Küresel bülten 15 Ocak 2026

 "Gümüş ve Altın'da Tarihi Zirveler & Banka Bilançoları"

Piyasalarda bugün ana gündem, değerli metallerdeki durdurulamaz ralli ve ABD bankalarının (JP Morgan, Goldman Sachs) açıkladığı 2025 son çeyrek / 2026 ilk çeyrek görünüm raporları.


1. EMTİA (Altın, Gümüş, Petrol)

Kurumlar: Saxo Bank, IG, Morgan Stanley, Citi

  • SAXO BANK (Sıcak Not - 14/15 Ocak):

    • Gümüş (XAGUSD): Banka, gümüşün 90$ seviyesini aştığını ve "momentumun çok güçlü olduğunu" belirtti. Hareketin endüstriyel talep (özellikle güneş panelleri ve yapay zeka donanımları) kaynaklı arz açığından beslendiğini vurguluyorlar.

    • Altın (XAUUSD): Yeni rekor seviyesi olan 4.600$ bölgesinde. Jeopolitik riskler (Orta Doğu ve Asya) ve "güvenli liman" talebi ana sürükleyici.

    • Petrol: Saxo ve genel piyasa görüşü, İran gerginliğine rağmen petrolün arz fazlası nedeniyle baskılandığı yönünde.

  • MORGAN STANLEY & IG (2026 Görünümü):

    • Petrol (WTI): Görünüm Negatif. 2026 genelinde arzın talepten hızlı artacağı öngörüsüyle WTI petrol için ortalama fiyat beklentisi 59$ seviyelerine çekilmiş durumda. "Arz kaynaklı düşüş trendi" vurgusu var.

    • Gümüş Stratejisi: Gümüşü "Emtialar içindeki en asimetrik fırsat" olarak nitelendiriyorlar. 5. yıl üst üste arz açığı bekleniyor.


2. HİSSE SENETLERİ & STRATEJİ (ABD & Avrupa)

Kurumlar: JP Morgan, Goldman Sachs, Citi, BlackRock

  • JP MORGAN (Küresel Araştırma Notu):

    • Genel Görünüm: 2026 için küresel hisse senetlerinde "çift haneli getiri" bekliyorlar.

    • Yapay Zeka (AI): AI süper döngüsünün, S&P 500 kazançlarını %13-15 oranında artırmaya devam edeceği öngörülüyor.

    • Risk: ABD resesyon ihtimalini %35 olarak koruyorlar. Enflasyonun "yapışkan" kalacağı uyarısı var.

  • GOLDMAN SACHS (Yatırım Komitesi):

    • ABD Ekonomisi: 2026'da ABD'nin %2.7 büyümesini bekliyorlar (Avrupa'dan daha pozitifler).

    • Strateji: "Döngüsel hızlanma" beklentisiyle hisse senetlerinde kalmaya devam edilmesini öneriyorlar. Gelişmekte Olan Piyasalar (EM) için de emtia döngüsü nedeniyle olumlular.

  • CITI WEALTH (Q1 2026 Raporu):

    • Teknoloji: "Teknoloji hisseleri olmadan boğa piyasası olmaz" diyerek Teknoloji ve AI altyapı hisselerini "temel uzun vadeli pozisyon" olarak tutmaya devam ediyorlar.

    • Avrupa: Avrupa piyasaları için ABD'ye kıyasla daha temkinli ve "sınırlı yukarı yön" görüyorlar.

  • BLACKROCK:

    • Taktik: ABD hisselerinde "Ağırlığı Artır" (Overweight) tavsiyesini koruyor. Özellikle "Mega Güçler" dedikleri (AI, Yeşil Dönüşüm) temaların sanayi şirketlerini desteklediğini belirtiyorlar.


3. DİJİTAL VARLIKLAR & KRİPTO

  • Saxo Bank: Bitcoin'in 95.000$ üzerinde tutunduğunu ve ETF girişlerinin desteğiyle kurumsal alımların sürdüğünü raporladı.


4. MAKRO EKONOMİ & DÖVİZ

  • Enflasyon/Faiz: JP Morgan ve Goldman Sachs, enflasyonun düşüş trendinde olsa da hedeflerin üzerinde kalabileceğini, bu yüzden faiz indirimlerinin 2026'da devam etse de "yavaş" olabileceğini belirtiyor.

  • Japon Yeni (JPY): Saxo, USDJPY paritesinin tekrar 160.00 seviyesini zorladığını ve Japonya'daki erken seçim ihtimallerinin belirsizlik yarattığını not etti.


ÖZET TABLO (Yatırımcı Ne Yapmalı?)

  • AL/TUT: Gümüş, Altın, ABD Teknoloji Hisseleri (AI odaklı), Bitcoin.

  • SAT/AZALT: Petrol (WTI), Avrupa Hisseleri (ABD'ye kıyasla), Nakit (Enflasyon riski nedeniyle).

  • İZLE: Japon Yeni (Müdahale riski), ABD Bankacılık Bilançoları (Kredi kartı faiz tavanı haberleri bankaları baskılıyor).

Japonya sessizce küresel piyasaları zorluyor

Japonya yıllardır neredeyse sıfır faizle yaşayan bir ekonomi.

Çok borçlandı ama sorun olmadı, çünkü borcun maliyeti yok gibiydi.

Şimdi bu dönem kapanıyor. Japon devlet tahvillerinin faizleri yılların en yükseğinde.

Bu şu demek: Japonya artık borcunu eskisi kadar ucuza çeviremiyor.

Ama mesele sadece Japonya değil.

Japonya, dünyanın en büyük yurt dışı yatırımcılarından biri. ABD tahvilleri, küresel hisseler, fonlar…Trilyonlarca dolarlık para Japon yatırımcıların elinde.

Neden dışarıdaydı bu para? Çünkü Japonya’da getiri yoktu.

Şimdi tablo değişiyor.

Japon tahvilleri sonunda anlamlı getiri sunmaya başladı. Üstelik kur riski hesaba katıldığında, ABD tahvilleri Japon yatırımcı için artık cazip bile olmayabiliyor.

Basit bir sonuç: Getiri eve dönüyorsa, para da döner.

Bu dönüşün önemi burada başlıyor.

Yıllardır piyasaları taşıyan yen carry trade var: Ucuz yenle borçlan → daha riskli ama getirili varlıklara yatırım yap. Faizler yükselip yen güçlenmeye başladığında bu pozisyonlar kapanır. Zorla satışlar gelir. Herkes aynı anda çıkmak isterse, likidite yetmez.

Aynı anda ne oluyor?

  • ABD–Japonya faiz farkı daralıyor

  • Japonya’nın yurt dışında kalma motivasyonu azalıyor

  • ABD’nin borçlanma maliyeti yukarı itiliyor

Ve Japonya Merkez Bankası henüz tamamen durmadı. Faizler biraz daha yükselirse, bu baskı hızlanır.

En kritik nokta şu: Japonya 30 yıl boyunca küresel sistem için görünmez bir çıpaydı.Ucuz para sayesinde dünya genelinde risk iştahı dengede kaldı. O çıpa yerinden oynuyor. Bu genelde şuna yol açar: önce tahviller, sonra hisseler, en sert tepkiyi ise yüksek riskli varlıklar verir.

Bu “yarın her şey çökecek” demek değil. Ama “her şey yolunda” varsayımı artık çok zayıf.

2025’e girerken en az konuşulan ama en yapısal risklerden biri: Japonya kaynaklı küresel yeniden dengeleme.

Sessiz başlar.
Etkisi yüksek olur.

13 Ocak 2026 Salı

Zebralar evcilleştirilemez

Atlar ve zebralar neredeyse kuzen. İkisi de ot yiyor, ikisi de dört ayaklı, ikisi de sürü halinde yaşıyor ve ikisi de birbirine benziyor.

Peki neden 4000 yıldır atların sırtında savaşlara gidiyor, tarlaları sürüyor ve kovboyculuk oynuyoruz da; bir tane bile "Zebra Süvarisi" veya "Zebra Arabası" görmüyoruz? Afrika halkı beceriksiz miydi?

Hayır! Cevap, Jared Diamond’ın Tolstoy’dan ödünç aldığı **"Anna Karenina İlkesi"**nde saklı:

"Mutlu ailelerin hepsi birbirine benzer; ama her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine hastır."

Hayvanlar dünyasında da kural budur: Bir hayvanın evcilleşmesi için 6 kriterin hepsine aynı anda uyması gerekir. Tek bir maddede bile sınıfta kalırsa, o hayvan asla evcilleşmez.

İşte Zebra'nın (ve diğer pek çok hayvanın) sınıfta kaldığı o meşhur "Evcilleşme Karnesi":

1. Huysuzluk ve "Kötü Karakter" (Nasty Disposition) 

Zebra, uzaktan çok sempatik görünür ama yakından tam bir psikopattır!

  • Bir zebra sizi ısırdığında, diğer hayvanlar gibi bırakıp kaçmaz. Kilitler! Yarayı koparana kadar da bırakmaz. ABD hayvanat bahçelerinde bakıcıları en çok yaralayan hayvan kaplanlar değil, zebralardır.

  • Aslanların olduğu bir coğrafyada evrimleştiği için zebraların "savunma mekanizması" aşırı agresiftir. Bir aslanın çenesini tek çiftede kırabilirler. Rodeo yapmayı deneyen herkesin sonu hastane olmuştur.

2. Panik Eğilimi (Tendency to Panic) 

Bir atı veya koyunu korkutursanız ne yapar? Sürü halinde birbirine sokulur ve olduğu yerde kalır. Bu yüzden çoban köpekleri onları güdebilir.

  • Zebra korktuğu anda, tahmin edilemez bir hızla her yöne dağılır. Çite veya duvara aldırmaz, gerekirse kendini sakatlar ama kaçar.

  • Kovboylar atlara kement atabilir ama zebralar, kendilerine doğru gelen bir ip gördüklerinde kafalarını yana yatırıp "kementten kaçma" refleksine (rope-dodging) sahiptir. Onları yakalamak imkansıza yakındır.

3. Beslenme (Diet) 

Evcil hayvan "ucuz" olmalıdır. Et yiyen bir hayvanı beslemek, ot yiyeni beslemekten 10 kat daha pahalıdır (bir aslanı beslemek için ona zebra yedirmeniz gerekir!).

  • Zebra burada sınıfı geçer, otçuldur. Ama mesela Koala burada elenir; sadece okaliptüs yediği için çok masraflıdır.

4. Büyüme Hızı (Growth Rate) 

Beslediğiniz hayvanın, sizi zengin etmesi için makul bir sürede büyümesi gerekir.

  • Zebra ve at 3-4 yılda işe yarar hale gelir.

5. Esaret Altında Üreme (Problems of Captive Breeding) 

Bazı hayvanlar mahremiyet isterler veya uzun kur yapma ritüellerine (kilometrelerce koşmak gibi) ihtiyaç duyarlar.

  • En hızlı hayvan olan Çita bu yüzden evcilleşmedi. Mısır firavunları çitaları avda kullandı ama onları çiftleştiremediler. Her seferinde doğadan yeni çita yakalamak zorunda kaldılar. Zebra bu konuda sorunsuzdur, her yerde ürer.

6. Sosyal Yapı (Social Structure) 

İnsanların yönetebildiği hayvanlar (at, köpek, koyun), doğada "Lideri Takip Et" mantığıyla yaşar. İnsan, liderin (Alfa'nın) yerine geçer ve sürü insana itaat eder.

  • Zebra sürüler halinde yaşasa da, aile bağları ve hiyerarşi atlar kadar net değildir. Daha bireysel ve kaotiktirler. Lideri takip etmekten çok, hayatta kalmaya odaklıdırlar.

Sonuç: Suçlu Afrikalılar Değil, Zebralar!

Tarih boyunca Afrikalılar zebraları evcilleştirmeyi denediler ama başaramadılar. Avrupalı sömürgeciler 19. yüzyılda Afrika'ya geldiklerinde "Siz becerememişsiniz, çekilin biz yapacağız" dediler. Onlar da denediler, onlar da başarısız oldular.

Çünkü biyoloji inatçıdır. Jared Diamond’ın dediği gibi: "Tarihin akışını değiştiren şey, insanların yeteneği değil; ellerindeki malzemenin (hayvanların ve tohumların) uygunluğuydu."

Avrasya'nın atı vardı, dünyayı fethetti. Afrika'nın zebrası vardı, sadece belgesellere konu oldu.

Zenginliğin formülü demokrasi mi?

Konumuz Daron Acemoğlu ve James Robinson’ın meşhur "Ulusların Düşüşü" kitabı... Kitap aslında tuğla gibi kalın görünse de anlattığı derdi çok net ve sade bir temele dayanıyor. Yazarların bize söylemek istediği ana fikir şu: Bir ülkenin zengin ya da fakir olmasının sebebi ne kader, ne coğrafya ne de kültür; bütün mesele o ülkenin kurduğu "oyun planında", yani kurumlarında bitiyor.


Acemoğlu hikayeyi anlatmaya çok çarpıcı bir örnekle, Nogales şehriyle başlıyor. Düşünün ki bir şehir var ve tam ortadan sınırla ikiye bölünmüş. Yarısı ABD tarafında, diğer yarısı Meksika’da. İnsanlar aynı, yedikleri yemek aynı, hava durumu aynı, kültürel geçmişleri aynı. Ama sınırın bir tarafında ortalama gelir, sağlık ve eğitim standartları çok yüksekken, diğer tarafında yoksulluk ve belirsizlik hakim. İşte kitap tam burada parmağını basıyor ve diyor ki; bu farkı yaratan şey coğrafya olamaz, farkı yaratan şey sistemin ta kendisi.

Yazarlar dünyayı ikiye ayırıyor: "Kapsayıcı" ve "Sömürücü" kurumlar. Kapsayıcı dedikleri; hukukun işlediği, mülkiyetin korunduğu, yani çalışanın emeğinin karşılığını alacağını bildiği sistemler. Böyle yerlerde insanlar icat çıkarıyor, yatırım yapıyor çünkü biliyor ki kimse gelip malına çökemez. Sömürücü dedikleri ise gücün bir avuç elitin elinde olduğu, geri kalan herkesin bu elitler için çalıştığı düzenler. Burada kimse inovasyon yapmıyor çünkü yeni bir icat, o tepedeki elitlerin gücünü sarsabilir diye korkuluyor.


Tabii kitap çıktığında yer yerinden oynadı ama herkes de "Tamam, olay budur" deyip kenara çekilmedi. Özellikle Çin örneği, Acemoğlu’nun teorisinin biraz başını ağrıtıyor. Kitap, demokrasi ve hukuk (kapsayıcı kurumlar) olmadan ekonomik büyümenin bir noktada tıkanacağını iddia ediyor. Ama Çin, yıllardır otoriter bir rejimle, yani kitabın tabiriyle "sömürücü" siyasi kurumlarla, dünyanın en büyük ekonomik mucizelerinden birini gerçekleştirdi. Yüksek hızlı trenlerden yapay zekaya kadar her şeyi yapıyorlar. Bu durum, "demokrasi olmadan zenginlik kalıcı olmaz" tezini biraz zorluyor.


Bir de coğrafya meselesi var tabii. Acemoğlu, "Coğrafya kader değildir" diyerek biraz iddialı bir çıkış yapıyor ama Jeffrey Sachs gibi diğer önemli ekonomistler buna itiraz ediyor. Diyorlar ki; "Tamam kurumlar önemli ama denize kıyısı olmayan, sürekli sıtmayla boğuşan, tarım arazisi verimsiz bir Afrika ülkesiyle, liman kenti olan ılıman bir ülkeyi sadece 'kanunları iyi' diye bir tutamazsın."⁴

Sonuç olarak kitap, bize dünyayı anlamak için bir gözlük veriyor ama tek başına her şeyi açıklamaya yetmeyebilir. "Neden fakiriz?" sorusuna verdiği cevaplar çok güçlü olsa da, işlerin nasıl düzeleceği konusunda biraz şansa ve tarihsel kırılma anlarına bel bağlıyor. 

Altın 13.01.2026/15.05

 

                                     Grafiği büyütmek için tıklayın

Genel Trend ve Piyasa Yapısı

Ana Trend: Grafiğin sağ üst köşesindeki bilgi panelinde de belirtildiği üzere ("Ana Trend: YÜKSELİŞ (BULL)"), piyasa şu anda güçlü bir boğa (yükseliş) trendindedir.

Dip ve Tepeler: Fiyat hareketi istikrarlı bir şekilde "Yükselen Dipler" (Higher Lows) yapıyor.

31 Aralık: ~4345 seviyesi

Hafif düzeltme sonrası: ~4474 seviyesi

Şu an: ~4586 seviyelerinde. Bu yapı trendin sağlıklı bir şekilde devam ettiğini gösteriyor.


İndikatör Analizleri

  • Ichimoku ve Bulut Yapısı : Fiyat, yeşil renkli bulutun (Cloud) ve hareketli ortalamanın (muhtemelen temel iz süren stop seviyesi) üzerinde seyrediyor. Bu, alıcıların hala baskın olduğunun en net kanıtıdır.

  • Osilatör (Alt Panel):

    • Değer şu anda 74,20 seviyesinde.

    • Kırmızı çizgi aşağı yönlü bir eğilim gösteriyor. Aşırı alım bölgesinden (80 üzeri) bir gevşeme söz konusu. Bu, ana trend yukarı olsa da kısa vadeli bir "kar satışı" veya "soğuma" evresinde olduğumuzu işaret ediyor.

  • Al/Sat Sinyalleri:

    • Grafikte tepede kırmızı bir üçgen içinde "1-SAT" etiketi görülüyor. Bu, kısa vadeli bir düzeltme sinyalidir ve sonrasında oluşan kırmızı mumlar bu sinyali doğruluyor.

    • Daha önce 31 Aralık civarında gelen "1-AL" sinyali çok başarılı çalışmış ve fiyatı 4345'ten 4600'lere kadar taşımış.


Kritik Destek ve Direnç Seviyeleri

  • Direnç (Resistance):

    • ~4600 - 4625 Bölgesi: Fiyatın son fitil attığı ve geri döndüğü tepe noktası. Buranın aşılması trendin devamı için şart.

  • Destek (Support):

    • 4549.86: İlk ara destek seviyesi (Kırmızı yatay çizgi).

    • 4451: Sarı hareketli ortalamanın geçtiği dinamik destek bölgesi. Fiyat buraya kadar gevşese bile trend bozulmuş sayılmaz.

    • 4273.67: Ana Destek Referans Seviyesi (Yeşil çizgi). Burası "kale" olarak görülen en güçlü destek noktasıdır.

Strateji 

Grafik pozitif bir görünüme sahip ancak kısa vadeli yorgunluk emareleri taşıyor.

  • Kısa Vade (Short Term): Tepe noktasındaki "1-SAT" sinyali ve Stokastik'in aşağı yönelmesi sebebiyle, fiyatın bir miktar daha yataya sarması veya 4549 - 4500 bandına doğru gevşemesi beklenebilir.

  • Orta/Uzun Vade: "Ana Trend: Yükseliş" ve "Chikou Onayı: Pozitif" olduğu sürece yön yukarıdır. Sarı trend çizgisinin (yaklaşık 4450 seviyeleri) altına inilmediği sürece her düşüş, trend takipçileri tarafından alım fırsatı olarak değerlendirilebilir.

Özet: Boğa piyasası hakim, ancak şu an bir soluklanma/düzeltme evresindesiniz. Yeni alım için acele etmeyip destek seviyelerinden (özellikle sarı çizgiye yaklaşırsa) tepki gelmesini beklemek daha güvenli olabilir.

Gümüş Teknik Analizi 13.01.2026/14.05


                                         Grafiği büyütmek için tıklayın

Grafikte net bir Boğa Piyasası (Bull Market) hakimiyeti görülüyor, ancak göstergedeki şişkinlik dikkatli olunması gereken bir bölgeye girildiğini işaret ediyor.

Şimdi detaylar

Trend ve Sinyal Analizi

Ana Trend: Sağ üstteki bilgi kutucuğunda da belirtildiği gibi trend "YÜKSELİŞ (BULL)" olarak teyit edilmiş. Fiyat, Ichimoku bulutunun ve hareketli ortalamaların oldukça üzerinde seyrediyor.


Sinyal Başarısı: Grafikteki özel algoritma oldukça başarılı çalışmış

7 Ocak'taki 79,50 seviyesindeki "1-SAT" sinyali, fiyatı 76,50'lere kadar çeken düzeltmeyi doğru öngörmüş.

9 Ocak'ta 76,57 seviyesinden gelen "1-AL" sinyali, şu anki 85,61 fiyatı düşünüldüğünde devasa bir kar marjı (yaklaşık 9-10 dolar/ons) yakalamış.


Kritik Göstergeler (Osilatörler ve Yapı)

Alt paneldeki osilatör 92,50 seviyesinde. Bu, "Aşırı Alım" (Overbought) bölgesinin de en tepesidir. Fiyat çok güçlü momentum yüksek, ancak bu seviyelerden yeni "ALIM" yapmak teknik olarak risklidir. Genellikle bu kadar yüksek gösterge değerleri, fiyatın yataya bağlamasını veya kâr realizasyonu ile bir miktar geri çekilmesini (pullback) gerektirir.


Grafikteki "Chikou Onayı ONAYLI" ibaresi, gecikmeli çizginin (Chikou Span) fiyatın ve bulutun üzerinde olduğunu, yani önünün açık olduğunu gösteriyor. 


Direnç: Fiyat şu an 85,61 seviyesinde ve önü açık görünüyor (blue sky breakout). Psikolojik olarak 86.00 ve ardından kanalın üst bandı olabilecek seviyeler hedeflenebilir.


Destek: Olası bir geri çekilmede ilk tutunması beklenen yer, kırdığı son tepe bölgesi olan 84,00 - 84,30 bandıdır. Bu bölgenin altına inilmesi, trendi bozmaz ancak kar satışlarını hızlandırabilir. Ana trend desteği ise çok daha aşağıda kalmış durumda.


Strateji

Şu anki görünüm "Trendi Takip Et" (Trend Following) stratejisinin devrede olduğunu gösteriyor.

  • Eldeki Pozisyonlar: Eğer 9 Ocak'taki sinyalle işleme girildiyse trend çok güçlü olduğu için pozisyon taşınabilir ancak "Stop Loss" (Zarar Kes) seviyesini işlem fiyatının üzerine (örneğin 83.50 veya 84.00 altına) çekerek kârı kilitlemek (Trailing Stop) mantıklı olabilir.

  • Yeni İşlem: Osilatör çok yüksek seviyedeyken ve fiyat ortalamalardan bu kadar uzaklaşmışken (divergence) yeni alım yapmak riskli olabilir. Fiyatın biraz "soğumasını" veya 84.00 seviyesine re-test yapmasını beklemek daha güvenli bir teknik yaklaşımdır.


Finansal Tektonik Plakalar Kayıyor: 2026 Neden "Somut Varlıkların" Yılı Olacak?

 Washington’da oyunun kuralları yeniden yazılıyor ve bu yeni kurallar kitabında "tasarruf" veya "mali disiplin" gibi kelimelere yer yok. ABD’nin mali politikalarında direksiyonun agresif popülizme kırılması, finansal piyasaları daha önce eşine az rastlanan bir fırtınanın içine sürüklüyor.

Geleneksel ekonomi teorileri bir kenara itilirken, piyasanın verdiği mesaj çok net: Kağıt paranın hegemonyası sarsılıyor, krallar (Altın ve Gümüş) tahtına geri dönüyor.



Piyasalar Beklemiyor: Roket Ateşlendi

Piyasaların "politika yapıcıların kararını bekleme" devri kapandı. Yatırımcılar yaklaşan dalgayı gördü ve pozisyonlarını sert bir şekilde değiştirdi. Ekranlardaki rakamlar sadece birer fiyat artışı değil, bir kaçışın simgesi:

Gold & Silver Club analistlerine göre bu gördüklerimiz bir "balon" veya "anlık heyecan" değil. Bu, piyasanın yeni gerçekliğe adapte olma süreci.

Washington’ın "Para Basma" Deneyi

Yükselişin arkasındaki yakıt, Beyaz Saray'ın benimsediği yeni ekonomik model. Trump yönetiminin stratejisi, doların değerini korumaktan ziyade, piyasayı likiditeye boğarak çarkları döndürmek üzerine kurulu.

Şu an masada olanlar, ortodoks bir ekonomistin kabusları olabilir:

Kredi kartı faizlerine devlet eliyle tavan getirilmesi.

Gümrük vergileriyle finanse edilen teşvik çeklerinin doğrudan halka dağıtılması.

Merkez Bankası'nın faizleri %1'e çekmesi için kurulan yoğun politik baskı.

Bu hamlelerin tek bir sonucu var: Reel getirilerin erimesi. Yatırımcı, enflasyonun ve parasal genişlemenin altında ezilen dolarını korumak için tek güvenli limana, yani fiziksel varlıklara koşuyor.

Hedef: 5.000 Dolar ve Ötesi

The Gold & Silver Club'ın "Kalıcı Varlıklar Yılı" (Year of Hard Assets) olarak tanımladığı 2026 projeksiyonu, aslında bugünkü fiyatlamaların çok daha ötesinde.

Araştırma Başkanı Lars Hansen'in tespiti oldukça çarpıcı: "Bretton Woods sisteminin çöküşünden bu yana emtialar için böyle kusursuz bir fırtına oluşmamıştı."

Analistlere göre, Altın için 5.000 $ ve Gümüş için 100 $ hedefleri artık "uçuk tahminler" değil, bu yeni ekonomik düzenin gerektirdiği taban fiyatlar. Denge noktası, fiziksel arzın kısıtlı olduğu bu dünyada, kağıt üzerindeki tahminlerin çok üzerinde oluşabilir.

12 Ocak 2026 Pazartesi

Vitrinde Batı, Cepte Yokluk: 1990'lar Polonyası'nın Bilinmeyen Yüzü


1990'lı yılların Polonya'sı, sadece politik bir özgürleşme dönemi değil, aynı zamanda toplumun büyük bir kesimi için derin bir sosyal ve ekonomik travma dönemidir. Komünizmden serbest piyasaya geçiş, "Şok Terapi" (Balcerowicz Planı) olarak adlandırılan ve sonuçları halkın tabanı için yıkıcı olan radikal reformlarla gerçekleşmiştir.

Hiperenflasyon ve Ekonomik Çöküş

1990'ın başında Polonya ekonomisi teknik olarak iflas etmiş durumdaydı. Hükümetin fiyat kontrollerini kaldırmasıyla birlikte hiperenflasyon patlak verdi.

  •  1990 yılında yıllık enflasyon oranı %585,8 seviyesine ulaştı. Fiyatlar günlük olarak değişiyor, insanların birikimleri saatler içinde eriyordu.

  • GSYİH (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla), geçişin ilk şokunda (1990-1991) yaklaşık %20 oranında daraldı. Bu, modern bir ekonomi için savaş dışı dönemlerde görülen en sert çöküşlerden biridir.



İşsizlik Travması: "Görünmezden" %16'ya

Komünist rejimde resmi olarak "işsizlik" yoktu (gizli işsizlik vardı). Ancak devlet fabrikalarının özelleştirilmesi veya kapatılmasıyla birlikte işsizlik, Polonya halkının daha önce hiç tecrübe etmediği bir kriz haline geldi.

  • 1990'da %6,5 olan işsizlik oranı, 1993 yılında zirve yaparak %16,4'e fırladı. 1990-1993 yılları arasında yaklaşık 1 milyon kişi (çalışma çağındaki nüfusun %6'sı) işten çıkarıldı.

  • Bu durum özellikle tek bir fabrikaya bağımlı olan küçük sanayi kasabalarında (örneğin Łódź tekstil bölgesi) yıkıcı oldu. "Yapısal işsizlik" kavramı, toplumun kaybedenler sınıfını oluşturdu.

Alım Gücü ve Yoksulluk

Piyasa ekonomisine geçişin en ironik sonucu şuydu: Raflar Batı mallarıyla doldu (renkli TV'ler, kot pantolonlar, elektronik eşyalar), ancak halkın bunları alacak parası kalmamıştı.

  • 1989 ile 1991 arasında reel gelirler yaklaşık %40 oranında düştü.

  • Yoksulluk oranı dramatik bir artış gösterdi. 1989'da nüfusun %17'si yoksulluk sınırının altındayken, 1991'de bu oran %34'e yükseldi. Çocuklar ve kalabalık aileler bu durumdan en çok etkilenen kesim oldu.



"Vahşi Doğu": Suç ve Güvenlik

Ekonomik belirsizlik ve polis teşkilatının yeniden yapılanma süreci, Polonya'yı 1990'ların ortasında bir suç merkezine dönüştürdü. Özellikle "Pruszków" ve "Wołomin" gibi mafya grupları, haraç, araba hırsızlığı ve uyuşturucu ticaretinde devleşti.

  • Cinayet oranları modern Polonya tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. 100.000 kişi başına düşen cinayet sayısı 1993-1994 yıllarında 2,4 ile zirve yaptı (2014'te bu oran 0,7'ye düşmüştür)

Genel anlatı Polonya'nın dönüşümünü bir "başarı hikayesi" olarak sunsa da, 1990'lar halkın büyük kısmı için güvencesizlik (precarity) çağıydı. Girişimciler ve yabancı sermaye ile iş yapanlar hızla zenginleşirken; madenciler, fabrika işçileri ve tarım sektörü çalışanları sosyal statülerini ve gelirlerini kaybetti. Gelir eşitsizliği (Gini katsayısı), bu dönemde İskandinav seviyelerinden İngiltere/Kanada seviyelerine sıçradı.

Eğer 1990'ların ortasında ortalama bir Polonyalı ile konuşsaydınız, size özgürlükten çok "yarın ne yiyeceği" veya "işini kaybedip kaybetmeyeceği" endişesinden bahsederdi.