19 Mart 2014 Çarşamba

ORTA-UZUN VADE EURUSD SENARYOLARI

Euro bir süredir güçlü ve bu güçlü seyrini açıklamada ekonomik verilerden destek bulmak çok da mümkün değil. Zaten Euro bölgesi ekonomisinde coşkulu bir toparlanmadan ziyade en kötünün geride kalması en sık kullanılan tabir.

Ekonomide hala yüksek işsizlik, düşük enflasyon, negatif bölgeden çıksa da henüz kaydadeğer büyüme yok iken, euro nasıl oluyor da güçlü kalabiliyor? Cevap Avrupa Merkez Bankasının uyguladığı politikada.

Deflasyon tehlikesi denkleminde değerli euro’nun etkisi gözardı edilemeyecek kadar hesapların içinde olması gerekirken, bugüne kadar kadar Draghi  deflasyonu risk olarak görmediklerini, krizden çıkış dönemlerinde şu an yaşananların olağan olduğunu, gerektiği zaman alınması gereken kararı ECB’nin almaya hazır olduğunu ve her olasılığa karşı tetikte olduklarını ifade etti. Fakat geçen hafta üstü örtülü de olsa deflasyon riski Draghi tarafından da kabul edildi.

ECB’nin şu ana kadar uyguladığı para politikası euro’ya değerli olmaktan başka seçenek bırakmadı. Merkez faiz indirmiyor, verilen likidite repo ile geri çekiliyor, Fed gibi parasal genişleme yolu ülkelerin farklı öncelik ve sorunlarından dolayı pek mümkün görünmüyor. Fakat ECB’nin de atabileceği adımlar var, eğer güçlü euro’dan rahatsızlarsa…Her ne kadar sıfıra yakın da olsa, çok pozitif sonuçlar doğurması ve yaşanabilecek pozitif etkinin kalıcı olması tartışılsa da ECB  0.25 olan faizi aşağı çekebilir, bunun yanında likiditeyi arttırıcı tedbirler alabilir.

EURUSD paritesindeki senaryoları iki merkez bankasının, Fed ve ECB’nin olası hamleleriyle değerlendirelim.Fed tarafında odakta varlık alımının sonlandırılması ve faiz artırımının ne zaman başlayacağı konuları var.



1- ECB faiz indirir ve Fed tahvil alımını 2014 içinde bitirir ama faiz artırımı konusunda bugüne kadar olduğu gibi aceleci olmayacağını gösterirse paritede  1.30-1.33  seviyeleri görülebilir.

2- Yine ECB faizi indirip likiditeyi artırma kararı alması ve Fed’in tahvil alımını 2014’de bitirip bu sefer faiz artırımına dair erken sinyal vermesi durumunda hedef 1.25-1.27 seviyeleri olabilir


3- Bir başka senaryoda ECB faiz indirmez ve likiditede konusunda değişiklik yapmazsa, yani şu anki durumu devam ettirirse, Fed  tahvil alımını 2014’de bitirip faiz artışında aceleci olmayıp, artırımı  2015 sonuna saklarsa bu durumda paritede 1.37-1.42 bandında hareketler devam edebilir.

28 Şubat 2014 Cuma

YETER Kİ DRAGHİ İKNA OLSUN

Euro/Dolar paritesi aylardır 1.35- 1.38 aralığından kurtulamadı. Doları güçlü kılıp pariteyi aşağı çekebilecek bir haber gelirken, arkasından euro’yu değerli tutacak bir haberle, paritede hareket bant içinde kalmaya devam etti. Kararsız aralıktan çıkmanın vakti gelmiş olabilir, bunun ilk sinyalini Cuma günü Euro Bölgesi enflasyon rakamlarıyla görebilecek miyiz?

Euro Bölgesi Büyüme


Yukarıdaki tabloda büyüme rakamlarını görebilirsiniz. Euro Bölgesi’nde tatmin edici olmaktan çok uzak olsa da büyümede kıpırdanma var. Büyüme rakamı geç gelen, geriden takip eden bir veri fakat galiba bu sefer gerçekten en kötüsü geride kalıyor.

Euro Bölgesi İmalat PMI


İmalat PMI rakamları  2013’den itibaren hafifçe yukarı kıpırdamış ve şimdilik Ocak 2014’de 54 seviyesinde zirve yapmış görünüyor, verinin 50 seviyesi üzerinde olması ekonomik aktivitede canlılık açısından iyi haber. 
Euro Bölgesinde ekonomi dünden daha kötü durumda değil, sorunlu ülkelerin rating şirketleri tarafından görünümleri yavaş yavaş pozitife çevriliyor, borçluluk seviyesi ,işsizlik oranı yüksek olsa da daha düşük faizle çok daha rahat bir şekilde kamu borçlanmaları gerçekleşiyor. Bir anlamda euro’nun değerini yükselten bir etken; AB ülkelerine sermaye akımları göze çarpıyor.

Euro Bölgesi için sorun enflasyonda.

Euro Bölgesi TÜFE


Avrupa Merkez Bankası’nın 2014 yılı beklentisi 1.4 iken, son gelen rakam 0.8 seviyesinde. Düşük enflasyon, deflasyon korkusunu canlı tutuyor. Bölgede kredi büyümesi ve enflasyon düşük kaldıkça gözler Draghi’ye çevriliyor.

Draghi 6 Mart toplantısında ne der, Avrupa Merkez Bankası ne yapabilir?

Draghi son konuşmasında enflasyon konusunda iyimser olduğunu fakat yıllık enflasyonun önümüzdeki aylarda mevcut seviyelerde kalmasını beklediğini söylemişti.  Avrupa Merkez Bankası üzerinde enflasyon kaynaklı bir baskı var, bu baskının seyrine dair en yakın bilgiye cuma günü saat 12.00’de şubat çekirdek TÜFE rakamını ile ulaşacağız. Veriye göre yaşanabilecek 3 senaryo var;

1.       Enflasyon beklenti dahilinde gelir, tartışmalar kaldığı yerden devam eder, Avrupa Merkez Bankası  “yeni bir karar almak için biraz daha bekleyelim” diyebilir, ekonomide toparlanmanın enflasyonu canlandırmak için yeterli olduğu şeklinde ifadeler kullanabilir. Parite 1.35-1.38 aralığında, faiz indirim beklentisini canlı tutarak, bandın üst tarafını zorlayacak şekilde seyrine devam eder.

2.        Enflasyon düşük gelir,ECB’nin faiz indirimi veya LTRO benzeri bir uygulama ihtimali yüksek algılanacağı için paritede 1.35’e doğru hareket yaşanabilir. Negatif faiz şimdilik bize göre uygulaması zor olsa da Alman yetkililerinde ifade ettiği gibi ECB’nin bono alıp daha sonra bu likiditeyi repo ile geri çekmesi sona erebilir, overnight faiz gerileyebilir.


3.       Enflasyon beklentilerden yüksek gelir, bu durum paritede 1.38 direncini geçmede yardımcı olur, paritenin 1.35-1.38 bandı, 1.37-1.39 bandına taşınabilir.




Draghi’nin dediği gibi, ECB gerekeni yapmak için hazır-tetikte, yeter ki ikna olsun.

26 Şubat 2014 Çarşamba

YERLİ YATIRIMCI HAKLI ÇIKTI

Altın yerli yatırımcıya çalkantılı dönemde tam bir sığınak oldu. 31 Aralık 2013 kapanış rakamlarına göre gram altın diğer yatırım alternatiflerinden çok daha kazançlı.


31 ARALIK 2013
26 ŞUBAT 2014
(saat 17.00)
KAZANÇ
BORSA ENDEKSİ
67.800
61.300
% 9.5 KAYIP
DOLAR
2.15
2.22
% 3.2
GRAM ALTIN
83.30
95.40
% 14.5

Altın uluslararası piyasada 1200 dolar altına düşünce 1000 dolar beklentileri hatta daha da düşük seviyeler dünyanın her yerinde ifade edilmeye başlandı. Bu arada yerli yatırımcı Kapalıçarşı’ya koşmuş, piyasada altın bırakmamıştı. Yılbaşından itibaren beklentilerin aksine altında 1180 dolar seviyesinden bugün itibariyle 1340 dolar seviyesine kadar yükseliş yaşandı, bu hareket yaklaşık %14 oranında prim anlamına geliyor. Dışarda ons değerinde artış, içeride siyasi-ekonomik gündemle kurda yükselen artışla birleşince altın, yatırımcısını diğer yatırımcılardan ayrıştırdı.

Türk yatırımcısı için altın, fiyatı ne olursa olsun vazgeçilmez bir tasarruf aracı. Çoğunlukla yastık altı tasarruf şeklinde, fiyatı düştükçe, sebebine çok da bakılmadan alınan, uzun vadeli yatırım enstrümanı ve neredeyse DNA’lara kadar işlemiş, Türk yatırımcısının her zaman güvenli limanı.

Biliyoruz ki yerli yatırımcıların çoğu fiyat ne olursa olsun altında satış için kısa vadede hevesli değil, çünkü altın kara gün parası. Ama yine de altın ile ilgili her haber ilgi çekiyor, altın sürekli merak edilmeye devam ediyor. Altın fiyatları ne olacak?

Altın fiyatları ne olacak sorusuna, dolar kuru ne olacak ve altının onsu ne olacak diye bakmak gerek.
Mevcut koşullarda kısa vadede Dolar/TL kurunda 2.16 seviyesinin altı zor görünüyor. Yeni bir siyasi gelişme olmazsa üstte de 2.25 şimdilik tavan, yani önümüzdeki 1 ay içinde 2.15-2.25 dışına çıkmak için yeni haberlere ihtiyaç var.

Ons değer tarafından bakarsak kısa vadede 1350 doların aşılması zor görülebilir, 1200 dolar seviyesinden başlayıp neredeyse 150 dolarlık primi yaklaşık 2 ayda yapmış altın için yoruldu denebilir ama aceleci olmamak gerek. Fiyat 1350 dolar üzerine oturursa yaklaşık 50-80 dolarlık bir yükselme potansiyeli daha olacak.

Biz yerli altın yatırımcısı için değişik kur ve ons değer üzerinden olası fiyatları tablo ile sunalım, tercih yatırımcılara kalsın

ALTIN ONS DEĞER
DOLAR/TL KURU
GRAM ALTIN FİYATI
1350
2.25
97.65
1400
2.20
99
1430
2.15
98.84
1430
2.25
103.44
1300
2.15
89.86



20 Şubat 2014 Perşembe

ÇİN'İN DERDİ HEPİMİZİ GERDİ

Son gelen HSBC imalat satın alma yöneticileri endeksi verisi Çin’le ilgili kaygıları arttırdı. PMI rakamı 50’in üzerindeyse ekonomide canlılık, 50’nin altında ise sorunlardan bahsediyoruz. Ocak ayı verisi 49.5 idi, Şubat verisi daha kötü geldi 48.3. 

Çin’de bir şeyler oluyor ve bu olanlar bütün dünyayı korkutuyor.

HSBC/Markit İmalat PMI




Çin’in resmi rakamları da çok parlak bir duruma işaret etmiyor aslında.



Veri 50’nin üzerinde görülüyor ama son 3 ayda gerileme göze çarpıyor.

Çin 2014’e parlak bir giriş yapmadı. Ekonomide gidişatı gösteren veriler zayıf, gelen veriler yavaş büyümeye işaret ediyor. Yavaş büyüme de başta gelişen piyasalar olmak üzere bütün dünyayı sarsıyor.

Çin kredi sistemi çok gergin, ülkenin “gölge bankacılık” gibi bir sorunu var. Zayıf öncü veriler, gölge bankacılık endişeleriyle birleşince korku artıyor. Bu endişelerin bertaraf edilmesi için banka kredi mekanizmasında rahatlamaya ihtiyaç var. Şirketlerin temerrüt riski giderek yükseliyor ( özellikle madencilik sektörü). Bir taraftan da Çin Merkez Bankası likiditeyi kısarak kredi büyümesini frenlemeye çalışıyor, bankaları yüksek ve oynak para piyasası oranları için uyarıyor.

Büyüme sıkıntılı, kredi mekanizması sorunlu Çin’de, diğer bir sorun; borçluluk. 2013 tahminine göre toplam kamu borcu GSYİH’nın %50’sine yaklaştı. Uluslararası standartlara göre hala kabul edilebilir seviyede desek de düşük diyemiyeceğimiz bir oran bu.

Çin’de bugüne kadar yerel yönetimlerin ağır altyapı yatırımlarıyla büyüme desteklendi. Fakat borç oranı yükseldi. Resmi rakamlara göre yerel yönetimlerin borcu 2010’dan 2013’e yaklaşık yüzde 80 oranında arttı.

Faiz oranı kısıtlamalarına tabi olmayan gölge bankacılık büyümeyi tetikleyen ikinci unsurdu. Çin’de gölge bankacılık artık o kadar büyük ki müdahele etmek zor. Ama böyle devam etmesi de mümkün değil, olabildiğince yumuşak bir geçişe bütün dünyanın ihtiyacı var.

Bütün bu sorunlara Çin ekonomi yönetimi çabucak çare bulamaz mı? Bulabilir tabii ki. Yerel yönetimlerin borçları roketlense de, otorite yerel yönetimlerin default olmasına müsaade etmeyebilir. Kredi krizini hafifletmek için, büyümeye etkisi azaltılmak isteniyorsa, değişik merkez bankası para politikaları uygulamalarıyla piyasayı rahatlatıbilir. Ve piyasanın tepkisi “palyatif çözümler” olur.


Uzun vadede bahsettiğimiz yapısal sorunları çözmek için esnek döviz kuru, Çin Merkez Bankası’nın daha yüksek faiz uygulaması daha ciddiye alınacak çözüm yolu olarak düşünülebilir. Çin ekonomide yeni uygulamaya koyduğu modeli, ekonomik aktiviteyi ölçen veriler bu şekilde kötü gelmeye devam ederse esnetebilir. Fakat şimdilik önümüzdeki  birkaç ay, kötü PMI rakamları gelmeye devam ettikçe, Çin kabusu piyasaların üzerinden kalkmayacak gibi görünüyor.

10 Şubat 2014 Pazartesi

ABD’DE İŞSİZLİK AZALIYOR AMA ÜCRETLER ARTMIYOR

ABD ekonomisinde işsizliğin azalması kimilerince iyi haber denilip kutlanırken, işgücündeki katılım oranının düşüklüğü işsizliği düşük gösteriyor diyenler kutlamalar için erken diyenler de var.

Fakat istihdam piyasasının seyri herkesten daha çok Fed’i heyecanlandırıyor olmalı. Çünkü Aralık 2012’de Fed sıfır faiz politikasını işsizlikte %6.5, enflasyonda %2.5 hedefine ulaşana kadar devam ettireceğini açıklamıştı. ABD ekonomisi henüz enflasyon yaratamıyor ama işsizlik Fed’in hedefine çok yakın %6.6. Şimdi Fed ne yapacak, ekonomik hedeflerin başlıklarını mı değiştirecek yoksa eski hedeflerdeki seviye beklentilerini mi ? Yarın Yellen’ dan bu sorunun cevabına dair ipucu arayacağız.

İşsizlik konusunda işgücüne katılımın tadı kaçırmasından hariç başka bir konu daha var ki , Fed’in yeni hedefi olmaya aday; ücretler. İşsizlik azalıyor ama ABD’li işçi geçici işlerde mi iş buluyor yoksa sanayide, üretimde daha kalıcı iş bulma şansı yakalayabilmiş mi diye sorulursa, son dönemde geçici işlerdeki artış dikkat çekici. Bir başka konu ise ücretler. İnsanlar iş buluyor, işsizlik azalıyor ama ücretler artıyor mu ? Cevabı aşağıdaki grafiklerde…


Önce işsizlik rakamlarına bakalım


Tabloda Ocak 20140’dan bu yana işsizlikteki azalış trendi görülüyor. Bu iyi haber, fakat ücretler;


Ortalama saatlik ücretlerde artış yok, hatta işsizliğin zirve yapıp gerilemeye başladığı 2010 seviyesinin de altında.

Ücret verileri istihdam konusunda daha yakından takip edilmesi gereken veriler olabilir, Fed’in ücretleri odağa almasıyla gelecekte önüne hata olarak çıkacak adımlar engellenebilir. İşsizlik azalıp ücretler artmıyorsa, ekonomik ortam ne kadar tatmin edici olabilir, bu durumda Fed adımlarını atarken ne kadar hızlı olabilir, yoksa yavaşlamalı mı sorularına daha gerçekçi cevaplar bulabiliriz.

Yellen ve Altın

Son iki ayda beklentilerden oldukça düşük gelen tarım dışı istihdam rakamı Altın’a nefes aldırıyor.

Altın tarafından bakınca zayıf istihdam dataları Yellen’ın önem verdiği işsizlik konusunda, tahvil alımında azaltımın çok hızlı olmayacağı hatta azaltımın duracağı beklentilerini gündeme getirdi. Bu iddiayı güçlendirecek veriler, önümüzdeki aylarda istihdam piyasası tarafından gelmeye devam ederse altının yükselmesine fırsat var diyebileceğiz.

Evans kuralı potansiyel problem. Fed Aralık 2012’de sıfır faiz politikasını işsizlikte %6,5 rakamına, enflasyonda %2 seviyesine ulaşana kadar devam ettireceğini beyan etmişti. Şimdi Fed enflasyon hedefine hala uzak olsa da işsizlik hedefine çok yakın.  ABD ekonomisi faizleri artıracak kadar sağlıklı değilken işsizliğin hedefe çok yakın olmasına Yellen ne diyecek? İşgücüne katılım düşük, Yellen’ın bugüne kadar önem verdiği işsizlik konusuna yoğunlaşması, odağa alması şaşırtıcı olmaz ama öncü olma-rehberlik etme noktasında henüz Yellen’dan çok şey beklememek de yanlış olmaz. Büyük ihtimalle Yellen, bir dönem daha verileri izleyip, kendisini şimdiden bir hedefe bağlamadan yol almaya çalışacak.


Salı günü Yellen’ın konuşmasından sonra, altın kendisini 1275 üzerine atıp bu seviye üzerinde tutunabilecek mi yoksa son istihdam verileri ile buraya kadar mı, göreceğiz. Rakamlar cephesinden bakıyorsak altının 1275 üzerinde kalması, haftayı bu seviye üzerinde kapatması halinde 1350 seviyesi hedef olabilir. 1275 aşılamaz da bir kez daha direnç seviyesi olduğu teyit edilirse 1250-1275 aralığındaki sıkışma bir süre daha devam edebilecek. Bir sonraki tarım dışı istihdam rakamına kadar…

DAX30

DAX30 2014’e çok iyi başlamadı, endeks ocak ayında %2.6 geriledi.

1965’den bugüne endekse göz attığımızda Ocak 2014’ün en kötü 11. ay olduğunu söyleyebiliriz. Ocak ayı yeni yıla girerken yılın tamamına dair bir fikir verebilir mi diye baktığımızda ise, yine 1965’den bugüne geçen 49 yılın 15 yılında endeks ocak ayında negatif performans gösterdi. Kötü başlayan 15 yılın 6’sında ocak ayının negatifliği tüm yıla yayıldı, 9’unda ise endeks sene sonunu yüksek kapattı. Bu durumda ocak ayı DAX için göstergedir demek güç. 2014 için bir şey söylemek için ise çok erken.

2014 çoğu hisse senedi piyasaları için kötü başladı. Riskli varlıklara yatırımcı ilgisi azaldı demek için biraz daha zamana ihtiyaç var. DAX özelinde sigorta, nakliye, otomobil ve kimya sektörü canlı kaldıkça yükseliş ümitleri diri kalabilir.

Kısa vadede 9380 ocak ayı başından gelen en yakın direnç seviyesi, bu seviye üzerinde kalınabilirse hedef  9630 seviyesi olabilir.22 Ocak’tan başlayan kısa vadeli düşüş trendinden kurtulma çabası var. Grafikte görülen mavi çizgi üzerinde kalındıkça yükseliş ümitleri korunabilir. Geri çekilmelerde ise 9080 seviyesi kısa vadeli önemli destek seviyesi.



5 Şubat 2014 Çarşamba

ABD İSTİHDAM RAKAMLARI GELİŞEN ÜLKELERİ KORKUTUYOR MU ?


İçinde bulunduğumuz haftada piyasaların gözü ABD tarım dışı istihdam ve işsizlik rakamlarında. Bu rakamları en çok da gelişen ülke piyasaları heyecanla bekliyor. ABD ekonomisi gelişen ülkelere biraz nefes aldıracak mı, bu sorunun cevabını cuma öğleden sonra almış olacağız. Bir ümitle beklenen ABD verileri gerçekten piyasaları rahatlatabilecek mi, bu sorunun cevabını arayalım.

ABD tarım dışı istihdam ve işsizlik rakamlarından önce özel sektör tarım dışı istihdam rakamını göreceğiz. Bu veri de istihdam piyasasındaki gidişata dair fikir vermesi açısından önemli. Aşağıdaki tabloda özel sektör tarım dışı istihdam verisinin seyrini  görebilirsiniz.


Son 4 ayda özel sektör tarım dışı istihdam rakamında 145 binden 238 bine doğru kademeli yükseliş yaşandı. Artık kesinleşen bir yukarı ivme var demek için erken ama tabloda durum fena görünmüyor. ADP'de beklenti 180 bin civarında. Bu beklentinin yukarı veya aşağı uzağında gerçekleşme olması halinde piyasalarda heyecan yaşanması muhtemel.
Gelelim tarım dışı istihdam rakamına;



Geçen ayın şok düşük rakamı (74bin) iklim etkisine bağlanmıştı. Yeni verinin beklentisi 185 bin civarında. Gerçekleşme 200 bin ve üzeri olursa bu ABD ekonomisi için iyi fakat gelişmekte olan ülke piyasaları için kötü haber olur. Geçen ayın şok düşük rakamı gibi beklentiden çok aşağıda gerçekleşen tarım dışı istihdam rakamı ise belki biraz nefes aldırabilir ama kalıcı olması tartışılır.

ABD’de işsizlik ne durumda ?



İşgücüne katılımın neredeyse son 50 yılın en düşük seviyelerde olmasıyla, yani iş bulma ümidi olmadığı için iş aranmaması ile işsizlik düşük çıkıyor denebilir ama sadece manşet rakama bakıyorsak ABD’de işsizlik azalıyor. Geçen ayın işsizlik rakamı %6.7 idi bu ay da veri 6.7 olarak bekleniyor.

ABD verileri Fed’in normalleşme politikasında ne anlama geliyor?

Fed varlık alım programını sonlandırmayı işsizlikte 6.5, enflasyonda %2 seviyesine kilitlemişti. Tablodan da görülüyor ki  Fed işsizlikteki hedefe oldukça yakın.

Enflasyonda durum ise;



Enflasyonda kademeli olarak yükseliş var gibi görünüyor, henüz kesin teyit alınmış olamaz ama enflasyonda da hedefe 2014 içinde çok yaklaşılabilir.


ABD ekonomisi için iyi haberler gelişen ülkeler için ne yazık ki iyi değil. Toparlanan ABD ekonomisi parayı kendine çekiyor. Gelişen ülkelerden çıkan para çıkarken piyasaları bozuyor. Tek iyi haber ise yine Fed’den, Fed işsizlikte enflasyonda hedefe ulaşılsa bile faiz artırmak için aceleci olmayacağını ifade ediyor, en azından 2015’e kadar… Gelişen ülkeler için 2014 zorluklarla başladı, aslında 22 Mayıs 2013’de başlayan doların ana vatanına dönme sürecine, doların değer kazanması sürecine hazırlıklı olanlar daha az hırpalandı ama bir paket-bütün olarak değerlendirilen gelişen ülkelere fazla şans tanınmıyor. Gündemde gelişen ülkelere dair ne kadar kötülük varsa konuşuyoruz. Bu noktada aşırılığa kaçma tehlikesi de var, dikkatli olmak gerek. Her kriz kendi içinde fırsatını barındırıyorsa gelişen ülkeleri odağın çok uzağına koymamakta fayda var diye düşünüyoruz.

29 Ocak 2014 Çarşamba

PARTİYE KATILMIYOR, UZAKTAN BAKIYORUM

Partiyi bozan olmak istemem ama ben Merkez Bankası’nın dün gece şok faiz artırımından sonra sevinç gösterilerinin aşırılığa kaçmasını gerçeklikten kaçış olarak değerlendiriyorum. Piyasayı canlı tutacak bir karar olsun da ne olursa olsun düşüncesi hiç sağlıklı değil. Kısa vadeli piyasa arzuları ile uzun vade ülke faydası çakışıyor sanki. Ama boşverin,  radikal düşünceleriyle ekonomide çığır açan İngiliz iktisatçı Keynes’in dediği gibi “uzun vadede hepimiz ölmüş olacağız”
Merkez Bankasının, kendisini sıkıştıran iç-dış gündemden sonra bir karar verme zorunluluğundan bahsediyorduk. Ya kurun yüksek kalmasına razı olacaktı ya da uzun zamandır direndiği faiz artırımına. Oysa iki tercihin de yan etkileri uzun vadede birbirine yakın, kısa vadede farklı, ikisi de “kötü tercihler”. Hangisi daha az kötü, hangisinin ekonomide negatif sonuçları daha kontrol edilebilir, telafi edilebilir? Merkez bu sorunun cevabını faiz artırımında buldu, bize göre de yanlış bir tercih değil.
Fakat sorun faiz artırımıyla bütün sorunların üstesinden gelinebileceği, kurun kesin olarak yeni rekorlara gitmeyeceği algısında. Faiz sihirli bir değnek değil, merkez bankalarının güçlü bir silahı. Merkez bankalarının görev tanımları kriz döneminde değişmiş olsa da hala fiyat istikrarı birincil sorumlulukları. TCMB kurdaki yükselişin fiyat istikrarını bozucu, enflasyonu artırıcı etkisini gördükten sonra faiz artırdı. Kurdaki yüzde 10’luk yükseliş enflasyonu %1.5 artırıyorsa, neredeyse bir ayda yüzde 20 yükselen dolar kurunun artık müdaheleyi faiz cephesinden zorunlu kıldı.
Ekonomistler genelde karamsar insanlar. Parti havası biraz dağıldıktan sonra bu sefer yükselen faizlerin kötü etkilerinden bahsediyor olacağız. Faiz artışının kötü sonuçlarına girmeden önce vatandaşa bir iyi - bir kötü haberimiz var, iyi haber ; bankalardaki mevduatınız nihayet enflasyon üstünde bir getiri sunacak, fakat kötü haber, bu kazanç çok sürmeyecek. Faiz artırımı üreticinin maliyetlerini arttıracaksa ürün fiyatlarında bu etkinin fiyat artışı olarak katkısı kaçınılmaz olacak.
Halkın bankalardan kullandığı konut-otomobil-ihtiyaç kredileri var, geçmişte alınmış krediler için çok sıkıntı yok, kredilerin büyük çoğunluğu TL bazında (tüketici kredileri 243 milyar TL) ve sabit faizli. Bankalar önümüzdeki dönem kredi faizlerini de artıracak ama bu durum yeni kredi kullananları etkileyecek. TL’ye geçmişe göre daha yüksek maliyete katlanarak ulaşabileceğiz.
Faiz artışından hazine de olumsuz etkilenecek, yeni borçlanmalarda daha yüksek faizle borçlanılacak.

Artan faiz uzun süre yüksek seviyelerde kalırsa daha yavaş büyüme, daha az yatırım daha az tüketim anlamına gelecek. 2014-2015 zaten gelişmekte olan ülkeler için zor geçmesi beklenen yıllar. Umalım da en az bedelle bu dönem atlatılsın. İşte bu yüzden kısa süre devam etmesini beklediğimiz partiye uzaktan bakıyorum.

28 Ocak 2014 Salı

O’NA KÜÇÜK SÜPRİZLER YAPIN

Uzmanların heyecanı sönmüş, rutine bağlanmış, tadı kaçmış ilişkilere önerisi şöyle; “O’na küçük sürprizler yapın, O’nu şaşırtın”

Merkez Bankası ile kur arasındaki ilişki yaklaşık 5 yıl sakin gittikten sonra 22 Mayıs’tan sonra alevlendi, 17 Aralık süreciyle başka bir boyut kazandı. Rutininden çıkan döviz, dengeleri sarsmaya başladı .Merkez Bankası aradaki ilişkiyi tekrar sağlıklı hale getirmek için alışılmışın dışında, sürpriz diyebileceğimiz kararlar aldı. Fakat sürprizler de kendi içinde ikiye ayrılırlar; hoş karşılananlar ve memnun etmeyenler… Merkez Bankasının geleneksel politikalar haricinde geliştirdiği yeni yöntemler piyasaları memnun etmedi, Merkez Bankası daha çok tartışılır oldu. Merkez Bankası’nın çoklu para politikasının kafa karıştırdığı, faiz silahının kullanılması gerektiği vs. çokça dillendirildi. Merkez Bankası’nın yükselen dövize karşı attığı adımların istenen sonuçları doğurmaması bankanın kredibilitesini de sarsma noktasına gelmişti ki dün gelen haberler Banka’nın rutininden çıktığı, bu akşam 24.00’de yeni kararların açıklanacağı haberi geldi. Banka’nın normal takviminin dışına çıkmasını en son 2 yıl önce görmüştük, sürpriz oldu.

Bugün önce Merkez Bankası enflasyon raporunu açıklayacak, raporda neye vurgu yapılmış ona dikkat edeceğiz ve gece açıklanacak kararlara ilişkin ipuçları arayacağız.
Genel beklenti Merkez Bankası’nın kayda değer oranda faiz artırması. Hangi faizi ?  1haftalık repo faizi olan geleneksel politika faizi 4.5, bu oranın değiştirilmesi, çift haneye taşınması ve “politika faizimiz bu orandır” denmesi faiz konusunu basitleştirip gerçek sürpriz etkisi yaratabilir. Ama Merkez Bankası’ından şu an böyle bir karar bekleyenlerin sayısı az. Artırım beklenen faiz, faiz koridorunun üst bandı,7.75 olan rakam. Şimdi ne kadar faiz artırım kararı alınırsa piyasanın kur üzerinden tepkisi ne olur değerlendirelim;

50-100 baz puanlık artırım şok olur, negatif şok. Piyasanın dikkate alınmadığı düşüncesini artıracağı için “faiz artırmış olmak için artırmak” olarak değerlendirilmesi durumunda kurdaki yangın kaldığı yerden devam edebilir. Toplantı haberiyle 2.40’dan 2.28 altına inen dolar kuru tekrar 2.40’a yakın seviyelerden Çarşamba gününe başlayabilir.

150-200 baz puanlık artırım, yetmez ama yine fena değil. Bu orandaki artırım şimdilik Fed azaltımda hızlanmazsa dolar kurunu 2.40 altında tutabilir.

250-300 baz puanlık artırım, çoğunluğun ortak beklentisi. Gösterge tahvil 10.40 civarında iken 300 baz puanlık artırım faizi 10.75 seviyesine çeker. Böyle bir karar kuru yine Fed’in azaltımı hızlandırmaması koşuluyla 2.25 altında tutabilir.

400-500 baz puanlık artırım, döviz kuru için şok…Bir süre için dolar kurunda 2.15’in üstü zor olur.

Faiz artırım kesin de biz ne kadar olacağını tartışıyoruz algısı oluşabilir, bu algı yanlış. Merkez Bankası bugüne kadar piyasalardan gelen talepleri çok dikkate almadı. Bu akşam faiz artırım yerine yeni uygulamalar gündeme getirilebilir. Fakat artık dişe dokunuz bir faiz artırım kararı haricinde kısa vadede kuru sakinleştirecek uygulama görülmüyor. Faizi artırmak kesin çözüm mü ? Hayır, olası artırım önümüzdeki dönemde yeni artırım taleplerini de canlı tutacaktır. Bu akşam Merkez bir karar alacak, kurun yüksek kalması mı daha çok zararlı faizin artırılması mı?


Konu sadece faiz artırımı değil Merkez Bankası’nın varlığını hissettirmesi, karar almada esnekliğinin görülmesi, gerektiğinde aksiyon alınacağının piyasaya gösterilmesi. Merkez Bankası bu akşam yumruğunu masaya vurur, kararlılığını gösterirse ülke olarak kazancımız sadece kurun ateşinin düşmesi olarak kalmaz.

20 Aralık 2013 Cuma

Veriler Şahane Gözler Faizde

Fed sonrası “zaten beklentiler dahilinde açıklamalar geldi, hatta piyasalar için iyi haberler var” iyimserliğinin altının ne kadar boş olduğunu altın fiyatı üzerinden görebiliriz.
Ara ara aksi yönde hareketler olsa bile çarşamba akşamı itibarı ile doların değer kazanması dönemine girdik. Bu yeni halin en çok gelişmekte olan ülke para birimlerini zora sokacağını ifa etmiştik.
Fed açıklamaları sonrası, son durumda Brezilya Reali’ndeki değer kaybı % 1, Güney Afrika Rand’ında %1.3, içerdeki gelişmelerinde etkisiyle Türk Lirası % 1.8.

Bence asıl hareket ABD 10 yıllıkları tarafından gelir, gelirse. Yani altın için 1180 altına inmek, EURUSD’da 1.35 yolculuğu, tahvil faizinin 2.95′e ulaşmasıyla mümkün olabilir.

EURUSD (1.3630)
Günlük kapanışlarda 1.3650 altında kalması pariteyi zayıflatır, bu durumda hedef 1.35 olabilir. 1.3650 üzerinde kalınması halinde ise şimdilik max. 1.3750 hedef olabilir.
Gün içi işlemler için
1.3635 altında saatlik kapanışlar devam ederse aşağıda 1.3615 hedeflenebilir. 1.3635-1.3650 aralığında yeni pozisyon açılmasını önermem.
Paritede gün içi yükseliş için en azından 1.3650 üzerinde saatlik kapanış görmek gerek, bu koşulla yukarıda ilk hedef 1.3672.

ALTIN (1192)
1200′ün altında olmak, yükseliş bekleyenler için iyi haber değil. Ana desteği 1180′de gördüğümüzü dünkü uyandırma servisinde ifade etmiştik.1180′in altında 1060 desteği var.
Hemen, hızla 1180 kırılabilir mi ? Belki. Ama herkesin güçlü destek dediği bir yere bu kadar yakınken ters hareketler olursa şaşırmam. Kısa vadede yükselişten bahsetmek için en azından 1200 üzerinde günlük kapanışlar görelim, düşüşün devamı gelir demek için 1180 altında günlük kapanışlara ihtiyacımız var.

USDJPY (104.45)
Gün içi işlemler için 104.39-104.55 aralığında yeni pozisyon alınmasını önermem. 104.55 üzerinde saatlik kapanış olursa (en azından 1 adet) 104.82 yukarıda hedef olabilir.
104.39 saatlik kapanışlarla aşağı geçilirse ilk destek 104.07.

18 Aralık 2013 Çarşamba

AZALTIM SIKILAŞTIRMA DEĞİLDİR ???


Fed nihayet bir adım attı, artık 5 milyar dolar mortgage’a dayalı varlıklardan 5 milyar dolar uzun vadeli hazine kağıtlarından “daha az” alacak, azaltım toplamda 10 milyar dolar, aylık 85 milyar dolardan 75 milyar dolara inildi. Nelere vurgu yapıldı ona bakalım;

·         Varlık alımında azaltım başladı ama genişleyici para politikası devam ediyor, ingilizcesi “tapering is not tightening".

·         Ekonomik veriler iyileşmeye devam ettikçe tahvil alımı daha da azalacak.

·         Hala gidilecek yol var, toparlanma tamamlanmadan uzak.

·         İstihdam iyi, artık enflasyon daha fazla odakta.Enflasyonun çok düşük kalmaması için Fed elinden geleni yapacak. %2 enflasyon en erken 2015’de bekleniyor.

·         Enflasyon yoksa faiz artışı yok .Faiz artışı beklenenden geç gelecek.

·         Gidişata göre tahvil alımı durdurulabilir veya arttırılabilir.

Bu açıklamalardan biz ne anladık ?

Fed azaltımın piyasalara negatif etkisini törpülemek için yaklaşık 7 ay bekleyip azaltıma başladı ama yine de alınan kararların piyasaları bozmaması için yumuşak ifadeler kullanıyor. Uzun bir dönem daha yumuşak ifadelerin kullanımına şahit olacağız. Yumuşak tonlamada amaç 10 yıllık tahvil faizlerinin kontrolden çıkmaması. Enflasyona yapılan kuvvetli vurgu faizlerin düşük kalması için gösterilen çabanın da göstergesi. Fed  “biz bir karar aldık ve uygulayacağız ama piyasalar bozulmasın” gayretinde. Ayrıca piyasalarda balon görülmediğine vurgu da var. Ne gerekirse yaparız ifadesi  her tarafa çekilebilecek ifade.Hala masada tahvil alımında gerektiğinde artırım da yapabiliriz demek piyasayı havuçtan uzak tutmama çabası bence.

Şimdi ne olacak?

Gelişmekte olan ülke borsaları diğer borsalar hariç Fed’in kararını kutlayabilir. Nihayetinde bu karar işlerin biraz daha iyi olduğuna, eski normale dönmede sorun olmadığına işaret olarak yorumlanabilir. Fakat gelişmekte olan ülke piyasaları için aynı şeyi söyleyemem. Yatırımcı ABD ekonomisinde toparlanmayı, 2014’de %3, hatta üzeri büyüme beklentisini hisse senetleri piyasası üzerinden satın alabilir, gelişmekte olan ülke piyasaları ise o kadar cazip olur mu soru işaretlerim var.

Ayrıca, ne kadar yumuşak ifadelerle piyasalar sakin tutulmaya çalışılırsa çalışılsın, alınan karara azaltım diyelim de sıkılaştırma demiyelim, bu, uzun vadede dolar değerli senaryoyu değiştirmez. Biz ABD 10 yıllık tahvil faizlerine bakarız. Orada Fed kontrolü elinde tutabiliyorsa, yani sene sonuna kadar 3, 2014 için 4 seviyesi aşılmıyorsa ciddi sorun olmasa da dolar düne göre daha değerli demektir. Bunun sancısını en çok gelişmekte olan ülke para birimleri çeker.

13 Aralık 2013 Cuma

Yeni Normale Alışamayanlardan Mısınız?

Merkez bankaları uzun bir zamandır eski merkez bankaları değil, piyasa oyuncusu gibi hareket eden, mesajlar veren, hedefe gitmek için hiç alışık olmadığımız yolları tercih eden merkez bankaları var artık.
Bu tavrı Fed başlattı, Avrupa Merkez Bankası devam ettirdi, Japon Merkez Bankası bir adım daha ileri gitti. Büyük merkez bankaları aksiyon alır da küçükler durur mu, onlar da yeni normale uyum sağlamak için adımlarını attılar.

Meselenin özünde elbette kur savaşları var.

Modaya en son uyan, Avustralya Merkez Bankası oldu, Avustralya dolarının dolara karşı daha değersiz olması gerektiğini söylediler, hedef 0.85. Açıklama öncesi Avustralya doları/ABD doları paritesi 0.9050 seviyesindeydi, açıklamadan sonra 0.8915'e kadar düşüş yaşandı. 3 saat içinde yüzde 1.5 oranında gerileme.

Bunun haricinde önemli haber başlıkları DestekFX Günlük Bülten'de mevcut, tekrara düşmemek için burada yazmıyorum.

18 Aralık Fed toplantısı yaklaşıyor. Dünkü yazıya  bir kere daha göz atmanızı tavsiye ederim http://beklenilmeyenibekle.blogspot.com/2013/12/sec-begen-al.html

18 Aralık akşamına kadar yaşananların çok da kaydadeğer olamayacağını, yükselişlerin veya düşüşlerin kalıcı veya daha güçlü olabilmesi için Fed'in yol göstericiliğine ihtiyacımız olduğunu hafta başından bu yana ifade ediyoruz.

Benim gözüm ABD 10 yıllık tahvil faizinin seyrinde.
10 yıllık tahvil geçen cuma 2.93'e çok yaklaşıp 2.85'den haftayı kapatmıştı. Tahvil faizinin yükselmesine tansiyon yükselmesi, doların değerli olması anlamında bakıyoruz. Salı günü 2.79'a kadar gerileyen faiz bugün 2.87'de.
Yani tansiyon düşük diyemeyiz. Faiz 2.90 üzerine çıkar ve perşembe akşamına kadar yüksek seyrine devam ederse buradan çıkarılacak anlam Fed'in varlık alımında azaltıma gideceğine inananların sayısı az değil.

EURUSD (1.3750)
Herkes aynı soruyu soruyor, euro neden değerli ? Sorunun cevabı olacak hiçbir mantıklı açıklama göremiyorum. Aklıma en yatan ihtimal , AB içinde bankalara uygulanacak stres testinden çekinen bankalar, AB dışındaki varlıklarını euro'ya çeviriyorlar. Bunun haricinde hangi makro ekonomik veri ile euro yükseliyor sorunun cevabı yok. Ayrıca euronun değerli olması kime faydalı, bu sorunun cevabı verilebiliyorsa yükselişin devamı beklenebilir.Teknik analiz tarafından bakanlar için 20 gündür euro/dolar paritesi 1.3550 üzerinde kaldıkça hedef 1.3650-1.37 diyorduk.
1.37 aşıldı , 1.38 de aşıldı, şimdi tekrar 1.3750 civarındayız. Grafiklerde hala 1.40 ihtimali var. Bu ihtimal 18 aralık akşamı Fed tarafından doları değerli kılmayacak bir açıklama ile mümkün olabilir.
Sene başında euro/dolar için beklentimizi 1.35 olarak ifade etmiştik. Şahsen şu anda euro'yu değerli görüyorum ama 1.35 mümkün olacak mı şüphelerim var.

Bugün, gün içi işlemler için
1.3770 ilk direnç, aşılırsa 1.3770-1.3788 aralığında yeni pozisyon alınmasını önermem.
1.3734 ilk destek, destek altına saatlik kapanışlarla sarkılırsa 1.3734-1.3715 aralığında da işlem yapılmasını önermem. 1.3716 altında saatlik kapanışla 1.3685, 13788 üzerinde saatlik kapanışla 1.3817 hedef olabilir.

ALTIN (1226)
Yatırımcılar altın biraz yükselde hemen yeni bir yükseliş başladı ümidiyle hareket edebiliyorlar ama ısrarlar ifade etmeye çalıştığımız ana fikrimiz şu: 1250 dolar önemli bir seviye, aşılabilir, ama aşılması durumunda şu an için olabilecek en yüksek seviyeyi 1290 olarak görüyoruz. Altın 1250 üzerinde kalamazsa hızlıca 1220 dolara düşmesi mümkün. 1200 ve 1180 en güçlü destek bölgeleri.
En son tarım dışı istihdam rakamı önce 1208 doları gören altın 1298 dolara kadar yükseldi, biz bu yükselişin sebebini açık pozisyonların yani satış işlemlerinin kapanması sebebiyle olduğu fikrimizi paylaşmıştık.
Şimdi tekrar 1220'lerdeyiz.

Bugün en yakın destek 1215 dolar seviyesinde, ilk direnç 1234 dolarda. 1234 aşılırsa 1234-1243 aralığında işlem önermiyorum. 1243 aşılırsa 1258 hedef olabilir.
Ana desteğimiz 1200 dolar seviyesinde.

EURAUD (1.5393)
Avustralya Merkez Bankası başkanı modaya uydu ve kur hedefi söyledi, AUDUSD için 0.85
Çoğunluk AUDUSD paritesine bakıyor olabilir,  dikkat çekmemiş olabilir, kısa vadede değil ama orta-uzun vadede EURAUD potansiyel taşıyor.
Kritik seviye 1.5520
Bu seviye aşılır da üzerinde kalınabilirse 1.64 ve 1.75 yeni hedefler olacak.
Potansiyel var diye hemen alım yapmak değil bahsettiğimiz ,günlük, hatta haftalık kapanışlarda 1.5520 üzerinde kapanışı izleyelim.
İyi bir fırsat olabilir.

12 Aralık 2013 Perşembe

Seç Beğen Al

Paritelere, borsa endekslerine, tahvil piyasasına bakınca gördüğüm şu : piyasalar 18 aralıkta Fed'den azaltıma dair adım beklemiyorlar.
Bu durumda iki ihtimal var;

1- Piyasalarda partiyi olabildiğince uzatma isteği var. Bu isteği ekonomik verilerle ilişkilendirip Fed'in aceleci olmayacağını düşünenler, hala enflasyon hedefinden uzaklığın Fed'i tutacağını,
istihdamda iyileşme (manşette) olsa bile detayında çok da sevimli olmayan şeyler görüldüğünü düşünüyor olmalılar.
Hem azaltım olsa bile, azaltımın sıkılaştırma anlamına gelmediğini, Fed'in faiz konusunda çok hassas olduğunu, faizin düşük kalması için sağlıklı iletişim ve yol göstericilikle güzel günlerin devamını bekliyor olmalılar.
Ayrıca bilinmeyen bir şey yok, herşey fiyatların içinde, piyasa için "kötü" beklentisi satıldı, biraz sallanıp yola devam edilebilir.

2-Piyasalar yanlış fiyatlama yapıyor. Manşet rakamlarda Fed istediği hedeflere yakın, artık bir iyileşme trendi var, bol likiditenin devamı ciddi risk taşıyor,ayrıca yaratılan para reel ekonomiye değil spekülatif piyasalara gidiyor, oralarda balon riski var, bu risk daha fazla büyüyemez. Adım atmayı geciktirmek, doğru iletişim kuramama sadece belirsizliği arttırıyor, Fed'in görevi belirsizliği artırmak olamaz.

Siz bu iki ihtimalden hangisini kendinize yakın hissediyorsanız piyasalara dair  beklentileriniz de şöyle olmalı;

1. ihtimali yaşayacaksak borsalarda ara ara durulma olsa bile çoşku devam eder, dolar değersiz kalır Eur/Usd için hedef 1.40 ve üstü olabilir, altın biraz nefes alabilir 1300 üstüne demir atabilir, gelişmekte olan ülke para birimlerinde bir miktar değerlenme yaşanabilir.

2. ihtimal ABD borsaları için çok sorun olmayabilir, piyasada ABD'nin iyileşmesi-büyüme satın alınabilir iyi veri=iyi piyasa dönemine geçilebilir
Ama gelişen ülke borsaları için aynı anlama gelmez. Gelişmekte olan para birilerinde değer kaybı sürer. Altın 1200 dolar seviyesinin altını deneyebilir.Dolar değer kazanır, değeri dolarla ölçülen ne varsa değer kaybeder.

İhtimalleri veya riskleri şimdiden yazıyorum çünkü 18 aralık yaklaştıkça gürültü giderek artacak, sakin kalmak zorlaşacak.

Şimdi gün içi işlemler için önemli gördüğümüz seviyelere bakalım
Bugün Draghi konuşacak, ABD perakende ve haftalık işsizlik rakamlar var yakın takipte.

SP500
Yıl başından bu yana %25 gibi bir prim var. 1927'den bu yana geçen 86 yılda SP500'ün yıllık %20 üzerinde yükseldiği 23 yıl var. %20 ve üzerinde yükseliş yaşanan yılın ertesinde yükselişler %6 civarında kalmış.
Bunun tek istisnası var;
1996 %20
1997 %31
SP500 için 1900 hedefinden bahsedildiğini duymayan kalmamıştır. 2014 için bu hedefe ulaşıldığını varsaysak şu anki seviyeden %5.5 yükseliş anlamına gelecek.
2014, 1997 gibi istisna bir yıl mı olacak, sonra 2013'ün tatlı kazancı mı sindirilecek, %6 gibi prime şükran hisleriyle mi yıl kapanacak 1 sene sonra göreceğiz.

EURUSD (1.3800)
1.3775-1.3805 arasına sıkışıyor gibi. Saatlik grafikte ilk direnç 1.3805 seviyesinde. Kapanışlar bu seviye altında olursa aşağıda ilk destek 1.3765 seviyesinde.
Yukarı yönde harekette 1.3805-1.3823 aralığında yeni pozisyon açılmasını önermem.
1.3823 üzerinde saatlik kapanışla 1.3855 seviyesi hedef olabilir.
Geri çekilmede işlem önermediğimiz bölge 1.3766-1.3747 aralığı. 1.3747 altında saatlik kapanışla hedef 1.3715 olabilir.
Beklentim 1.3750 üzerinde tamamlanan gün.

ALTIN (1256)
1255-1258 aralığında gün içi işlemler için pozisyon alınmasını önermem.
1258 üzerinde saatlik kapanış olursa hedef 1263 olabilir.
1255 altına saatlik kapanışlarla inmeye başlanıyorsa aşağıda hedef 1248 olabilir, ilk destek seviyesi burası.
1248-1245 aşağıda işlem önermediğim aralık. 1245 altında saatlik kapanışla hedef 1239 olabilir.
Beklentim 1250 dolar üzerinde günlük kapanış.

NZDUSD (0.8286)
Dün bahsettiğimiz seviyelerden şık bir yükseliş yaşandı. Şu anki seviye 0.8287 ilk direnç noktası. Saatlik kapanışlar bu seviye üzerinde olamazsa aşağıda 0.8225 hedeflenebilir.
0.8287-0.8317 aralığında yeni pozisyon alınmasını önermem.
0.8317 üzerinde saatlik kapanışla (en az 1 adet) 0.8368 hedef olabilir.
Beklentim 0.8250 üzerinde kalıp 0.8320'lerin zorlanması.

AUDUSD (0.9044)
0.9019 ilk destekti, şimdilik parite desteğe tutundu. Devamı ile 0.9077 hedef olabilir.
Parite saatlik kapanışlarla 0.9019-0.8990 aralığına girerse yeni işlem önermem.
0.8990 altında kapanışla 0.8942 hedef olabilir.
Beklentim 0.91'e doğru hareket yaşanması.